Alışveriş merkezleri mağazacılığı öldürecek

Alışveriş merkezleri mağazacılığı öldürecek

Bu gidişle alışveriş merkezleri mağazacılığı öldürecek. Eskiden bakkalların marketlere karşı yaşam savaşından söz ediliyordu. Şimdilerde mağazalar, alışveriş merkezlerine karşı yaşam savaşı veriyor.

Hafta sonu gezilecek 10 proje 3 site!

Marketlerle ilgili düzenlemeleri yapamayan hükümet, alışveriş merkezleri konusundaki düzenlemeyi gündemine bile alamadı. Çok geç kaldı. Bundan sonra yapılacak düzenleme çok şeyi değiştiremez.
Marketler genelde günlük tüketim maddelerinde bakkalların, manavların, kasapların işini ellerinden alıyordu. Alışveriş mağazaları çok yaygın konuda, her sektörden, farklı işkollarındaki çok sayıda mağazanın işini ellerinden alıyor.
Marketi, alışveriş merkezlerini biz keşfetmedik. Batı ülkelerinde gelişen bir model. Fakat Batı ülkelerinde şehir içinde market ve alışveriş merkezi açılamıyor. Bu konularda ciddi sınırlamalar var. Marketler ve alışveriş merkezleri şehrin yerleşim bölgelerine uzak yerlerinde faaliyet gösterebiliyor.


Yatırım büyük, kira yüksek
Türkiye'nin doğusundan batısına diğer şehirlerindeki alışveriş merkezlerinin sayısı 160'ı aştı.
Esen Evran ve Meltem Ersoy'un derlediği rakamlara göre, İstanbul'da küçüklü büyüklü 57, Ankara'da 17, İzmir'de 12, Bursa'da 7 alışveriş merkezi var. Türkiye'deki 81 ilin 34'ü alışveriş merkezine sahip. Anadolu'da değişik şehirlerde alışveriş merkezi yapımı için 75'e yakın proje bulunduğu, sadece bu yıl yeni alışveriş merkezleri yapımı için 15 milyar dolar yatırım yapılacağı belirtiliyor.
Alışveriş merkezlerinde aylık dükkân kiraları metrekare başına 50-120 euro arasında değişiyor. 100 metrekarelik bir dükkânın aylık kirası 5-12 bin euro arasında.
Bu dükkânları kiralayanların, personel, elektrik giderleri ve diğer giderleri de dikkate alındığında aylık toplam giderleri 10-20 bin euro'ya ulaşıyor.
Alışveriş merkezlerinde yer kiralayanlar, bu giderlerini müşteriye sattıkları malın veya sundukları hizmetin fiyatına eklemek zorunda.


Para müşteriden çıkıyor
Açık anlatımıyla alışveriş merkezlerinin yapımına harcanan parayı da, işyeri kiralarını da buralardan alışveriş yapanlar ödüyor. Bu paralar, mal ve hizmetin fiyatını artırıyor.
Fiyat farkına bakmadan alışveriş yapan müşteriler, genelde üst gelir gurubundakilerdir. Üst gelir gurubundakileri cezbetmek için ise alışveriş merkezlerindeki işyerlerinin giderek daha fazla ithal malı eşya ve giderek daha lüks mal ve hizmet satışına yönelmelerinden doğal bir şey olamaz.
Faaliyette bulunan alışveriş mağazalarının yıllık cirolarının 20 milyar dolara ulaştığı belirtiliyor.
Bunları olanı biteni anlatmak için yazıyorum. Talep var ki, yatırımcılar işi gücü bıraktı lüks, daha lüks alışveriş merkezi inşa ediyor. Talep var ki, perakendeciler, yüksek, daha yüksek kirayı göze alarak işyeri kiralıyor. Talep var ki, halkımız, fiyatına bakmadan bu mağazalardan lüks, daha lüks mal ve hizmetleri alıyor. Parasını ödeyebiliyor.
Ne denilebilir?.. Denilse denilse, "Helal olsun... Biz ne imişiz be abi!" denilebilir.
GÜNGÖR URAS