Antalya Büyükşehir'den Konyaaltı Sahili Projesi iddialarına yanıt!

Antalya Büyükşehir'den Konyaaltı Sahili Projesi iddialarına yanıt!

Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer ve Başkan Başdanışmanı Cem Oğuz, Konyaaltı Sahili Projesi iddialarına cevap verdi.



 

Şeffaf belediyecilik anlayışı ve sorumluluğu ile iş ve işlemlerini her zaman açık ve dürüstçe kamuoyu ile paylaşmayı ilke edinen Antalya Büyükşehir Belediyesi, Konyaaltı Sahil Projesi ile ilgili iddialar hakkında açıklama yaptı. Antalya Büyükşehir Belediyesi'nde yer alan habere göre, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Av. Cansel Tuncer ve Başkan Başdanışmanı Dr. Cem Oğuz, bilgi ve belgelerle gerçekleştirdiği basın toplantısı ile iddialara yanıt verdi. 

Genel Sekreter Cansel Tuncer, Konyaaltı Sahil Projesi ile ilgili her zaman şeffaf davrandıklarını dile getirerek, kişiler üzerinden değil, belge ve somut deliller ile kamuoyunu aydınlattıklarını belirtti. Tuncer, 21 Ocak 2020'de Antalya Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası’nda alt kiracılar ile gerçekleştirilen toplantının görüntülerini basın mensuplarına izletti. Tuncer, toplantının Başkan Muhittin Böcek’in talimatı ile ilgili Genel Sekreter Yardımcısı, Başkan danışmanları, sahil ile ilgili tüm Daire Başkanları ve birim müdürlerinin katılımıyla yapıldığını belirterek, “Toplantının tamamı görüntülü olarak kayıt altına alınan açık ve resmi bir toplantıdır. Gizli bir görüşme kesinlikle değildir” diye konuştu.


ALKOÇLAR BELEDİYENİN DENETİMİNDEDİR

Konyaaltı Sahili’nin halkın ortak kullanımındaki halka açık bir alan olduğunu dile getiren Genel Sekreter Tuncer, Antalya halkı adına sahilin işletmesinin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak yerine getirilip getirilmediğini denetleme yetkisinin de Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde olduğunu belirtti. Tuncer, bunun taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinde de açıkça yer aldığını söyleyerek, “Alkoçlar da belediyemizin denetiminde ve kontrolünde bir firmadır. Sahil işletmesini mevzuata uygun olarak her kim alır ise bu denetim ve gözetim yetkisi de devam edecektir, kamu adına devam etmek zorundadır” diye konuştu.

Tuncer, tüm bu bilgiler ışığında şahsı hakkında ortaya atılan gerçek dışı ve asılsız iddia nedeniyle haberi yapanları kamuoyunun vicdanına teslim ettiğini belirtirken bu gerçek dışı iddia sebebiyle yasal haklarını da kullandığını dile getirdi. Tuncer, savcılığın ise kendisi ve Belediye Encümeni ile ilgili Alkoçlar tarafından yapılan suç duyurusu hakkında takipsizlik ve ileme konulmama kararı verdiğini söyledi.


ALINAN KARAR YASAL ZORUNLULUK

Cansel Tuncer, Konyaaltı sahiliyle ilgili şu anda yaşanmakta olan hukuki süreç hakkında da bilgilendirmeler de yaptı. 20 Ocak 2020'de ihalenin iptal edildiğini söyleyen Tuncer, Sayıştay, Mülkiye Müfettişleri raporları, Çevre Şehircilik Bakanlığı Milli Emlak Daire Başkanlığı tespitleri ve Belediyenin ilgili birimlerinin rapor ve tespitleri sonucunda alınan ihalenin iptali yönündeki kararın keyfi ya da siyasi olmayıp tamamen yasal zorunluluk olduğunu söyledi. Tuncer kira sözleşmesinin fesih edilmesinin altında yatan bir diğer etkenin ise yapılan tüm ihtarlara rağmen kiracının sözleşmenin gereklerini yerine getirmemesi olduğunu belirtti.


İHALE ŞEKLİ YANLIŞ

Konyaaltı Sahil Projesinin ihale süreciyle ilgili de konuşanTuncer, işin ihale edilme yönteminin de yanlış olduğunu belirtti. Cansel Tuncer, Konyaaltı Sahil Projesi’nde olduğu gibi 28 yıl gibi uzun süreli kiralamaların mevzuatlar gereği fakat belediye meclisi kararıyla, yap-işlet-devret modeli ile yatırım maliyeti yüklenici tarafından yapılan kiralamalarda, yatırım maliyetinin karşılanması amacı ile yapılabileceğini söyleyerek, “Yatırım için bir kuruş bedel harcamayan, sadece dükkanları teslim alıp kira toplamak üzere işleten bir kiracıya 28 yıl süre ile kiraya verilmesinin hiçbir akla, mantığa, vicdana sığmayacağı açıktır” diye konuştu.


Cansel Tuncer, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği Teftiş Raporu ve Sayıştay Başkanlığı Düzenlilik Denetim Raporu’nda da muhammen bedel tespitinin Devlet İhale Kanununa göre yapılmadığının belirtildiğini söyleyerek, bedel tespitinin sadece Emlak İstimlak Daire Başkanlığı bünyesindeki Emlak Şube Müdürü ve iki bilgisayar işletmeni tarafından yapıldığını ve bedel tespitinin hiçbir bilgi ve belgeye dayanmadığı yönünde ifadeler olduğunu dile getirdi. Cansel Tuncer ayrıca muhammen bedelin rayiç bedeli üzerinden kiraya verilmeyerek Belediyenin gelirinin azalmasına neden olunduğunun da raporlarda yer aldığını belirterek bu durumun da kamu zararına yol açtığını söyledi.


REKABET UNSURU SAĞLANMADI

Genel Sekreter Tuncer, Konyaaltı Sahil Projesinin ihalesi ile ilgili olarak Devlet İhale Kanunu ‘İhalede açıklık ve rekabetin sağlanması esastır’ hükmüne de uyulmadığını belirterek, İhale şartnamesine konulan yeterliliklerin, çok az sayıda katılım olmasının, ihalenin önceden planlandığının bir emaresi olarak ortaya çıktığının da yine raporlarda yer aldığını belirtti. Mülkiye Müfettişinin incelemesinin halen devam ettiği bilgisini de paylaşan CanselTuncer, raporun sonucunun belediye ile paylaşılmadığının belirtti. CanselTuncer, rapor henüz kesinlik kazanmamış ve kendilerine ulaşmamış iken dün gerçekleştirilen basın toplantısında eski belediye başkanının bu raporun sonuçlandığına yönelik sözlerinin anlaşılır olmadığını söyleyerek, “Yayınlanmamış bir bilgiye nasıl ulaşılabiliyor? Bizler süreci bu kadar şeffaf götürmeye çalışırken kapalı kapılar ardında neler yapıldığını da kamuoyunun vicdanına bırakıyorum” şeklinde konuştu.


BELEDİYE ZARAR EDİYOR

Cansel Tuncer, Konyaaltı Sahil Projesi’nin iki kez yap işlet devret modeli ile 129 milyon TL'ye ihale edildiğini dile getirerek, “Bu iki ihalenin şartnamesi gereği yüklenici projeyi tamamladıktan sonra işletme giderlerini üstleniyor, ayrıca belediyeye 6 milyon lira civarında da bir kira bedeli ödüyordu. Ardından meclis kararı olmaksızın belediye kaynaklarıyla 254 milyon liraya tamamlanan proje, hiçbir yatırımı bulunmayan işletmeciye 8.5 milyon liraya kiraya verilmiştir” diye konuştu.

Konyaaltı Sahil Projesi için Büyükşehir Belediyesi’nin kasasından 254.289.127-lira yatırım bedeli ödendiğini belirten Tuncer, belediyenin zarar ettiğini dile getirerek, şöyle konuştu; “Bugüne kadar toplam 20.979.465.-TL. gelir elde edildiği halde, Belediyemizce Defterdarlık ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ödenen kira ve arz bedelleri ile işletme giderleri olarak toplam 35.998.581.-TL. ödeme yapıldı. Belediyenin borçlanma yolu ile proje yapım maliyeti olarak bütçesinden ödediği 254.289.127-TL’ye ilaveten, bu yatırımı karşılamadığı gibi ayrıca her yıl, tahsil ettiği gelirin üzerinde gider yapmasına sebebiyet verilmiştir. Belediyemizin iki yılda 15.019.116.-TL. zarar ettiği dikkate alındığında, Belediyemizin 254.289.127.-TL yapım bedeli zararının yanında her yıl yaklaşık 8-10 milyon TL daha zarara uğrayacağı ve bu zarara kira süresi olan 28 yıl boyunca katlanacağı çok açıktır.” 


YARGI SÜRECİNİ TAKİP EDİYORUZ


Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ihalenin iptaline ilişkin Encümen Kararının iptali istemiyle İdari Yargı Yoluna gittiğini dile getiren Cansel Tuncer, idarenin savunması alınana kadar geçici olarak “yürütmenin durdurulmasına” karar verildiğini söyledi ve bu kararı belediyenin yanıtından sonra yeniden değerlendirileceğini söyledi. Tuncer, “İdaremizin Kira Sözleşmesinin feshi işlemine karşı verilmiş herhangi bir yargı kararı bulunmamaktadır. Yargı sürecini hep birlikte takip edeceğiz” diye konuştu.


İKİ KEZ İHTARNAME GÖNDERİLDİ

Sözleşmenin feshi durumunda izlenecek usul ve esaslar ile kiralananın ne şekilde tahliye edileceği hususunun da sözleşmede açıkça yer aldığını dile getiren Tuncer, kiracıya  taşınmazı belediyeye sözleşmeye uygun olarak teslim etmesi için iki kez ihtarname çekildiğini vurgulayarak, taşınmazın halen teslim edilmediğini söyledi. Cansel Tuncer, Kaymakamlık’a tahliyenin gerçekleştirilmesi için yazı yazıldığını ve bunun cevabının beklendiğini de söyledi.


HALKIN ÇIKARLARI KORUNACAK

Tuncer tüm bu hususlar dikkate alındığında halkın çıkarlarının kim tarafından korunmak istendiğinin açıkça ortada olduğunu dile getirerek, “Hiçbir kişi ve kurum hedef alınarak işlem yapılmamış, kamu zararına yol açan bir uygulamaya izin verilmemiştir. Konyaaltı Sahil Projesi İhalesinin iptali de bu kapsamda değerlendirilerek, halkın menfaatleri korunacak, bu tesislerin işletilmesi sürdürülecek; ancak konunun birtakım odaklar tarafından sulandırılması ve bilgi kirliliği yaratılmasına asla müsaade edilmeyecektir. İhalenin iptal edilmesi işlemiyle Sahil Projesinin iptal edilmediği, Sahil Projesine ilişkin tüm hizmetlerin eksiksiz ve tam olarak yerine getirileceği tüm kamuoyu tarafından bilinmelidir” şeklinde konuştu.

Antalya Büyükşehir den Konyaaltı Sahili Projesi iddialarına yanıt!


CEM OĞUZ SUNUMLA ANLATTI

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Baş Danışmanı Dr. Cem Oğuz da, gerçekleştirdiği sunum üzerinden Konyaaltı Sahili Projesi iddialarına açıklık getirdi. Cem Oğuz, Konyaaltı Sahili’nde 2014'te elde edilen yarışma projesinin tam olarak uygulanmadığını belirtti. Projede yer alan 41 adet dükkan 29 Mart tarihindeki yerel seçimlerinden iki gün önce proje tadilatı ruhsatı verilerek 53 dükkana çıkarıldığına dikkati çekti.


FİYAT ARTIŞI DÜŞÜNDÜRÜCÜ

Cem Oğuz, Konyaaltı Sahil Projesi yapım süreciyle ilgili şunları söyledi: “17 Kasım 2016- 19 Ocak 2017 tarihleri arasında yap-işlet- devret modeliyle 129 bin 471 lira 934 liralık bir bedelle ihaleye çıkarılıyor. Yani bu ihale usulüne göre tüm işletme giderleri yükleniciye ait. Belediye bir lira harcamıyor, iş bittikten sonra kira geliri elde ederek burayı belli bir süre işletmeciye veriyor. Antalya’da 4 ayrı başkanın buna benzer projeleri var. Lara Beach, Atatürk Parkı, Konyaaltı Belediyesi’nin sahil düzenlemesi ve eski Beach Park. Bu projeler yap-işlet-devret modeli ile 10 yıllığına verilmiş. Ayrıca işletme giderleri de yükleniciye ait. Yap işlet devret modelinde yaklaşık olarak 5 ila 6 yıl arasında amortisman süresi var. Yani bu süreden sonra yatırdığı bedeli işletmeci geri alabiliyor. Belediye 3 Mart 2018 Tarih 450 No’lu Encümen Kararı İle Yap-İşlet-Devret modelinden vazgeçilerek 254.289.127 TL bedelle kendi inşa ettiriyor. Yap, işlet, devret ile 129 milyona ihaleye çıkarılan aynı proje bir yıl sonra aynı imalatla 254 milyon liraya nasıl çıkabilir. Bir yıl geçmiş. Bu fiyat artışı düşündürücü” 


İHALEDE DOĞAL AFET KANUNU UYGULANMIŞ

Cem Oğuz, ihale yönteminde sıkıntı olduğunu belirterek, “Sayıştay raporlarında belirtildiği gibi ‘’Açık İhale’’ olması gerekirken yapım işinin doğal afet, salgın hastalık gibi ön görülemeyen durumları kapsayan 21-b pazarlık usulüyle yapılmasını eleştirdi. Cem Oğuz, “Yapım-Hizmet-Mal Alımı aynı anda ihale edilemez. Konyaaltı ihalelerinde bu göz önünde bulundurulmamış. İhaleye esas teşkil eden projede detaylara göre yaklaşık maliyet hesaplanmış. Ancak işe başlar başlamaz proje ve malzeme değişikliği yapılıp yeni birim fiyatlar hesaplanmış. Tüm etaplarda yüzde 20 iş artışı yapılarak yeni birim fiyatlar belirlenmiştir. Ayrı ayrı ihale edilmesine rağmen tüm sahil tek ihale gibi davranılarak; peyzaj, inşaat, elektrik, makine işleri dağılımı ve ödemesi yapılmıştır” ddedi.


ANTEPE ZARARLI ÇIKTI


Cem Oğuz ANTEPE’nin projeden gelirinin 191 bin 926 bin 418, giderinin ise 191 bin 734, karının da 192 bin lira olduğunu dile getirerek, “Genel giderler mevcutken kar gibi gözüküyor. Ancak personel gideri yok. 173 tane personel çalışıyor. Teknik eleman ve yönetim giderleri bunlara dahil değil. Bir sürü elaman çalıştı. Onları da koyduğumuz zaman kar ortadan kalkıyor. ANTEPE bu işten zararlı çıkıyor. Bu kadar yüksek fiyatlarlar 129 milyondan 254 milyona çıkan bir inşaat kalemi zarar etmesi çok ilginç” diye konuştu.


FATURALARI GÖSTERDİ

Yüksek maliyetli fiyatları Antepe’nin belediyeye kestiği faturalar üzerinden gösteren Cem Oğuz konuşmasına şu şekilde devam etti: “Bu fiyatlar nasıl olmuş bir bakalım. Meşhur dubalar bir hakedişte KDV dahil 1050 liraya, diğer bir hakkedişte 1200 liraya belediyeye fatura edilmiş. Bunlardan varyant ve Boğaçayı da dahil toplam 3500 tane kullanılmış. Şimdi aynı sınır elemanını belediye olarak kendimiz 12 liraya imal ettik. Hatta daha kalitelisini. 4 adet arı figürlü bitki heykelinin belediyeye kesilen faturası 272 bin lira. Güncel piyasa fiyatı 8 bin lira. Aynısını Park Bahçeler Daire Başkanlığımız kendi imkanlarımız ile üretebiliriz dedi. Sadece çelik bir karkas sonuçta. Kendi imkanlarımızla çözebileceğimizi bir çok malzeme çok yüksek fiyatlarla alınarak, belediye kasasından 254 milyon liranın çıkmasına sebep olunmuş.”



 

Menderes Türel'den Konyaaltı Sahili projesi açıklaması!

Muhittin Böcek'ten Konyaaltı Sahili açıklaması!