Atatürk Kültür Merkezi iki yılda açılacak!

Atatürk Kültür Merkezi iki yılda açılacak! Atatürk Kültür Merkezi iki yılda açılacak!

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün Taksim’deki Atatürk Kültür Merkezi’nin temelini atarken, “İstanbul Atatürk Kültür Merkezi milletin değerleriyle, inancıyla, insanımızın tarihi ve kültürüyle kavgalı jakoben zihniyete karşı dikilmiş bir zafer anıtı olacaktır” diye konuştu.

Taksim’deki Atatürk Kültür Merkezi’nin temeli dün düzenlenen törenle Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından atıldı. Hürriyet Gazetesi'nden Eyüp Serbest'in haberine göre Erdoğan, “İstanbul Atatürk Kültür Merkezi milletin değerleriyle, inancıyla, insanımızın tarihi ve kültürüyle kavgalı jakoben zihniyete karşı dikilmiş bir zafer anıtı olacaktır” açıklamasında bulundu.

Erdoğan, konuşmasında özetle şu ifadeleri kullandı:

İKİ YILDA AÇILACAK

“6 Kasım 2017 tarihinde tanıtım projesini gerçekleştirdiğimiz İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nin hayata geçmesi yönünde yeni bir aşamaya gelmiş bulunuyoruz. Bina içinde 2073 kişilik, dünya standartlarının üzerinde bir opera salonu, 828 kişilik tiyatro salonu, sahne, kulis odaları, fuaye alanları yer alıyor. Toplam yatırım bedeli 860 milyon lira olan AKM projesinin İstanbul’umuz ve tüm Türkiye için hayırlı olmasını diliyoruz. Atatürk Kültür Merkezi’ni iki yıl gibi kısa bir sürede tamamlayıp sanatçılarımızın ve sanatseverlerin hizmetine sunacağız.

SABOTE ETMEYE ÇALIŞTILAR

Eski binayı kendi marjinal ideolojilerinin sembolü olarak gören tüm çevreler daha ilk günden itibaren bütün enerjilerini projelerimizi engellemek için harcadılar. Türlü ithamlarla akla, mantığa ve vicdana sığmayan iftiralarla, bunlar yeterli olmayınca da sokakları karıştırarak projeyi sabote etmeye çalıştılar. 2007’de başlayan iftira kampanyası süresince Atatürk Kültür Merkezi’nin yerine AVM yapacağımız, cami yapacağımız, ismini değiştireceğimiz gibi olmadık yalanlara başvurdular. Aynısını Harbiye Kongre Merkezi’ni yaparken de yaptılar.

 

GECEKONDUDAN FARKSIZDI

2007 yılından itibaren farklı kurumların yaptığı incelemeler eski binanın artık kullanılamaz olduğunu ortaya koymuştu. Depremden sonra burası dayanılmaz durumdaydı. Yine ayrı raporlar eski binanın depreme dayanıklılık bakımından bir gecekondudan hiçbir farkının olmadığını da göstermiştir. Daha da önemlisi eski bina, bugün 15 milyonu aşan nüfusu, her yıl 13 milyonu bulan yabancı turist sayısı, sanata ve sanat eserlerine olan giderek artan talebiyle İstanbul’un beklentilerine artık cevap veremiyordu.

BAĞCIYI DÖVME PEŞİNDEYDİLER

Ne bilimsel veriler, ne raporlar ne de diğer gerçekler amacı provokasyon olan malum çevreleri ikna etmeye yetmedi. Çünkü eski yapının yıkılıp daha güzel, daha modern, daha ferah bir bina inşasına karşı çıkanlar kültür-sanat hassasiyetiyle değil ideolojik bağnazlıkla hareket ediyordu. Üzüm yemenin değil bağcıyı dövmenin peşindeydiler. Bu sözde sanatseverlerin Gezi olayları sırasında neler yaptıklarını, milletimizi nasıl aşağıladıklarını, terör örgütlerinin paçavralarıyla buradaki eski binayı nasıl kirlettiklerini hepimiz iyi biliyoruz, çok iyi hatırlıyoruz. Güya Atatürk Kültür Merkezi hassasiyetiyle hareket edenler, Gezi’de Atatürk Kültür Merkezi’ni demokrasimize saldırmanın, esnafımızın malını mülkünü yağmalamanın, sokaklarımızı yakıp yıkmanın aracı haline getirdiler. İstiklal Caddesi’nde yaşadık bunları, bu meydanda yaşadık. Atatürk Kültür Merkezi’nin tüm cephesinde yaşadık. Ne yapacaktık, seyir mi edecektik? Oraya her türlü teröristlerin resimlerini astılar. Biz ne Gezi vandallığı döneminde ne de sonrasında bunların tehditlerine boyun eğmedik.

EN GÜZEL CEVAP OLACAK

İşte bugün 10 yıllık bir sabrın meyvesini topluyoruz. Temelini atacağımız bina sadece bir kültür merkezi değildir. Bu eser aynı zamanda son 5 yıldır milli iradeye kasteden, vatan-millet düşmanlarına verilmiş en güzel cevap olacaktır. İstanbul kendini bu projeyle bulacak. İstanbul kendini bu projede adeta millet kıraathanesiyle bulur, restoranıyla bulur. Her şeyiyle. Türkiye’yi karanlığa mahkum etmeye çalışanlara karşı, ülkemizi aydınlık yarınlara kavuşturma mücadelemizin sembolü bir eser inşa ediyoruz. Hepsinden önemlisi, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi milletin değerleriyle, inancıyla, insanımızın tarihi ve kültürüyle kavgalı jakoben zihniyete karşı dikilmiş bir zafer anıtı olacaktır.

 

ÖNCE BU ÇETE DÖKÜLDÜ

Ülkemizin sanayide, savunmada, üretimde, ulaşımda, teknolojide yaptığı hamleler dışarıda hasımlarımız, içeride de belli kesimlerce engellenmiştir. Rahmetli Menderes’in ömrü darağacında son nefesini verdiği o kara güne kadar malum zihniyetle mücadeleyle geçmiştir. Merhum Özal’ın ülkemizi tekrar ayağa kaldırma çabaları da yine bu çevrelerin sabotajlarına maruz kalmıştır. Rahmetli Necmettin Erbakan Hocamızdan, merhum Alparslan Türkeş’e yüreği milletimizin refahı için çarpan, büyük Türkiye ideali için ter döken tüm liderlerin karşısına önce bu çete dökülmüştür. İnsanımızın hayır duayla andığı ne kadar siyasetçi, işadamı, müteşebbis varsa hemen hepsi bunların linç kampanyasından nasibini almıştır. Gerek büyükşehir belediye başkanlığımız gerek Başbakanlığımız gerek Cumhurbaşkanlığımız döneminde sürekli eleştirildik, karakter suikastlarına maruz kaldık.  Şimdi buradan bir müjde daha veriyorum. Rami Kışlası’nda İstanbul’un en büyük kütüphanesini yapıyoruz. ”

Yeni AKM'nin temeli atıldı!

Kültür ve sanatın nabzı AKM'de atacak!

AKM mimarisiyle göz dolduruyor!