Hangi hallerde mirasın reddi gerekir?

Hangi hallerde mirasın reddi gerekir? Hangi hallerde mirasın reddi gerekir?

Miras olarak sadece mal ve bankadaki para kalmaz. Borçlar da varislere miras olarak geçer. Peki hangi hallerde mirasın reddi gerekir?



Posta gazetesi yazarı Tamer Heper bugünkü yazısında miras reddini kaleme aldı. İşte Heper'in o yazısı...

Miras olarak sadece mal ve bankadaki para kalmaz. Borçlar da varislere miras olarak geçer. Mirasçılar, ölenin borçlarından kendi malvarlıkları ile sorumludur. Bu hallerde mirasın reddi talebi gündeme gelebilir...

ÜÇ AY İÇİNDE REDDETME HAKKI

Hangi hallerde mirasın reddi gerekir? Ş.D.

Bir vefat halinde, vefat edenin malları mirasçılarına kaldığı gibi borçları da mirasçılarına kalır. Üstelik mirasçılar, ölenin borçlarından sadece tereke (ölen kimseden kalan her şey) mallarından değil, kendi malvarlıkları ile sorumludur. Bu hallerde mirasın reddi talebi gündeme gelebilir. ‘Gündeme gelebilir’ deyişimin nedeni; bazı hallerde mirasçılar, vefat eden borçlu yakınının borcunu ödemeyi bir görev bilir, bunu saygı ile karşılar ve bu nedenle mirası reddetmez, ödemeyi üstlenir. 

SULH HUKUK MAHKEMESİ

Ancak ödemekten kaçınan mirasçı, vefattan sonraki üç ay içinde mirası reddetmelidir. Üç ay içinde reddetmezse veya bu süre içinde miras olarak kalan mallardan tasarruf etmeye başlarsa, artık mirası reddedemez. Bu halde de borçları üstlenmiş olur.

Mirasın reddi Sulh Hukuk Mahkemesi’ne müracaat ile olur. Bu uzun süren bir dava değildir, bir tescildir. Sulh hukuk hakimi reddi tescil eder. Ret talebinde bulunan mirasçı, vefat eden kişiden önce ‘ölmüş’ gibi işlem yapılır, miras diğer reddetmeyen mirasçılara kalır.

MİRAS DAİRE SATIŞINA 2 KARDEŞ KARŞI ÇIKIYOR

Beş kardeşiz. Bir daire miras kaldı. Üç kardeş satışa razı, iki kardeşimiz karşı çıkıyor. Onların hakları saklı kalarak, bu daireyi nasıl satarız? B.D.

Miras olarak mirasçılara kalan mallar, mirasçıların ortak malıdır. Ortaklık bu hallerde elbirliği ortaklığıdır. Elbirliği ortaklıklarında, ortaklardan biri veya okuyucumun olayında olduğu gibi beş ortaktan üçü kendi, paylarını satamaz. Okuyucumun olayında bu dairenin satışı ancak beş kardeşin katılımı ile yapılabilir.

İki kişi buna karşı çıktığı hallerde, hatta bir kişinin karşı çıktığı hallerde bu satış yapılamaz. Ancak elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi hallerinde artık o mal üzerinde ortakların payları belli olacağından, hisse satışı mümkün hale gelir.

Dolayısıyla okuyucumun eline para geçmesi için önce elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi gerekecek, sonra kendi hissesini satışa çıkaracaktır. Ancak hatırlatmak isterim ki bu hallerde dahi hisse satışının ortaklar dışında birilerine yapılması halinde, diğer ortakların satışın iptalini ve bu hissenin bedeli karşılığı kendi adlarına tescilini talep hakkı olacaktır.

PSİKOLOJİK TEDAVİ DURUMU VE MAL BAĞIŞI

Bir yakınımızın aile büyüğü vefat etti. Vefattan kısa süre önce bir dairesini bağışladığı anlaşıldı ama bu tarihlerde akıl sağlığı nedeniyle tedavi görmekteymiş. Bu durumda bağışın iptali mümkün mü? L.O.

Bir hukuki işlem yapılacağı zaman genel kural; bu hukuki işlemi yapan reşit olmalı, yani 18 yaşını doldurmuş olmalı ve yaptığı iş için sebep-sonuç ilişkisini kurabilecek akıl sağlığına sahip olmalı. Bu şartlar yoksa o hukuki işlem geçersizdir.

Hukukumuzda tasarrufu yapanın; bu tarihte tasarruf ehliyeti olmadığı veya bu işlemin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama ile yaptırıldığı veya işlemlerin hukuka veya ahlaka aykırı yollarla yapılmışsa ve ispatlanabiliyorsa, bu işlemler mahkeme kararı ile iptal olunur. İptal talebinde bulunacak hak sahibi, durumunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde dava açmalıdır.

ÖLMEDEN MİRAS İÇİN SÖZLEŞME YAPILABİLİR

Bir kişi ölmeden önce onunla mirası için sözleşme yapılabilir mi? K.L.

Evet, bu tür sözleşmeler hukuken mümkündür ama toplumun anlayışı bakımından çok yaygın değildir. Toplumumuz, bir yakınının hatta çok yakınının ölmesini bekliyormuşçasına bir tavır takınmaz. Bu nedenle miras sözleşmeleri çok yaygın değildir.

Özellikle olumlu miras sözleşmeleri bu nedenle pek yapılmaz ancak hukuken mümkündür, miras bırakacak olan böyle bir sözleşme ile belli malını sözleşme yaptığı kişiye bırakma taahhüdü altına girer. Ancak taahhüt ettiği malı da ölene kadar kullanabilir. Bir de mirastan feragat sözleşmesi anlamına gelen miras sözleşmeleri vardır. Bu bir miktar daha yaygın olarak tatbik olunur.

Bu da miras bırakacak olan ile mirasçı arasında imzalan bir sözleşmedir. Mirasçı olacak kişi, gelecekte sahip olacağı mirastan feragat edebilir.

KULLANIM HAKKINI TAHSİS

Bir vasiyetname ile bir gayrimenkulün kullanımı birilerine vasiyet edilebilir mi? O kişi bu yerin maliki olur mu? A.N.

Bilindiği gibi intifa hakkı malik olunmamasına karşın, bir yerin veya bir eşyanın kullanım hakkıdır. Bu hak vasiyetname ile verilebilir ve geçerlidir. Miras bırakan kabul edelim ki malvarlığı arasında bulunan bir gayrimenkulün, ölene kadar oturması için gelinine tahsisini istemiş.

Malik olması gerekmiyor. İntifa hakkını vasiyet ettiği takdirde bu bir hak doğurmuştur ve söz konusu olan gayrimenkulün tapu kaydına o kişi lehine intifa hakkı tescil edilebilir. Yani intifa hakları da vasiyetname konusu yapılabilir. O kişi ölene kadar bu yerden yararlanır, ölümü ile kuru mülkiyet sahibi tam malik olur.

SÖZLE MİRAS

Babam hayattayken kendisine bakan bir hanım için ‘malvarlığından beşte birini verirsiniz’ diyordu. Babam geçen aylarda vefat etti. Bu durumda ne yapılması gerekiyor? B.C.

Bir kimsenin oturduğu yerde zaman zaman ölümümden sonra ‘şunu verin, bunu da verin’ demesi bir vasiyetname değildir. Yasal olarak vasiyetname kabul olunmaz.

Dolayısıyla okuyucumun babasının sözleri bir vasiyetname değildir ama babasının son arzuları olarak kabul görürse, evlatları tarafından yerine getirilir. Fakat hukuken zorlanamaz. Sözlü vasiyetin şartları vardır, anlatılan olayda sözlü vasiyetin şartları bulunmuyor.

 

Miras ve intikal vergisindeki muafiyetler neler?