IMF'yi kimler istiyor? Niçin istiyor?

IMF'yi kimler istiyor? Niçin istiyor?

Türkiye'nin 1 numaralı emlak ve konut editörü Tebernüş Kireçci, "IMF'yi kimler istiyor? Niçin istiyor?" başlıklı analizini kaleme aldı. İşte Kireçci'nin 19 maddelik analizi...


Türkiye'nin 1 numaralı emlak ve konut editörü Tebernüş Kireçci, "IMF'yi kimler istiyor? Niçin istiyor?" başlıklı analizini kaleme aldı. İşte Kireçci'nin 19 maddelik analizi...

 

 

1) Bir süredir bir ekonomist grubu Türkiye'yi ısrarla IMF'nin kapısına götürmek istiyor. Bunların özgeçmişlerine bakarsanız bunların niye Türkiye'yi IMF'nin kapısına götürmek istediğini anlarsınız. İşin sırrı özgeçmişlerinde...

2) IMF'nin faiz oranları cazip. Ama peynir büyük ve mesafe kısa. Bu durumlarda iki defa düşünmek gerekir:) Peynir niçin büyük? Mesafe niye kısa? Daha da önemlisi bunlar neden bunu istiyor? Bu ekonomist grubu bu ülkenin ve bu halkın lehine hiç bir şeyi istemez.

3) "Bayram değil. Seyran değil. Eniştem beni niye öptü?" sözü tam bu durum için söylenmiş:) Bunların niyeti -argo deyimle- Türkiye'yi öptürmek. -Kadın takipçilerimizden özür diliyoruz- Kime öptürecekler? Küresel finansın önde gelenlerine...

4) Türkiye bugün ABD, İngiltere, İspanya ve İtalya gibi ülkelere sağlık malzemeleri gönderecek hale geldi. 1950'lerde Marshall yardımı alan bir ülke dünya devlerine tıbbi yardım gönderiyor.

5) IMF geldiğinde yapacağı ilk iş bu ülkenin geleceği olan tüm tesisleri pasifize etmek olacak. Özellikle Aselsan ve savunma sanayi kuruluşları başta olmak üzere... Petrol ve doğalgaz sondajlarını durduracak. İthalatı daha ön plana çıkartacak.

6) Alın size Meksika örneği: 1995 yılında Meksika IMF'nin yeni politikalarının kurbanı oldu. 52 milyar dolarlık yardım kredisini geri ödedikten birkaç yıl sonra uygulamadaki hataların acısını çekmişti. 1998 yılında Meksika'nın kişi başına milli geliri 1974 seviyesine gerilemişti.

7) Alın size Kore Örneği: 1990'ların sonunda IMF ile anlaşan Kore'de anlaşma öncesi milli gelir Avrupa düzeyindeydi. Güney Kore'de işsizlik yedi puan artarak yüzde 10'a fırlamış, işini kaybeden ve onuru zedelenen işçiler arasında "IMF intiharları" başlamıştı.

8) Alın size Endonezya örneği: Krizden en fazla etkilenen Endonezya'da fakirlerin oranı yüzde 11'den yüzde 40 ila yüzde 60'a çıkmış ve ülkenin Gayri Safi Yurtiçi Hasılası bir yılda yüzde 15 oranında azalmıştı.

9) Alın size Malezya örneği: Malezya IMF'nin yardım ve tavsiyelerini geri çevirdi. ülkeyi yabancı sermayeye daha fazla açmak yerine milli parayla spekülasyon yapılmasını önledi. Sermaye denetimi başlatmıştı. IMF bu uygulamayı eleştirdi. Sonradan başarılı olduğunu kabul etti.

10) Arjantin ve Latin Amerika'daki örneklerini anlatmaya Tweetter'ın 280 karakteri yetmez. IMF böyle bir organizasyon. Kurtarmaktan daha çok batırır. Batırmada uzmandır. Özellikle Latin Amerika'da...

11) Savunma sanayii şirketlerinin kapısına kilit asılmasını istiyorsak, yerli sanayinin batmasını istiyorsak, işsizliğin daha da artmasını istiyorsak, fakirleşmek istiyorsak, batmak istiyorsak IMF'nin düşük veya sıfır faizli kredisi cazip. Hem de çok cazip:)

12) Türkiye IMF'nin kurucu üyesi. Bu doğru. Sanki IMF'yi Türkiye tek başına kurmuş ya da IMF Türkiye için kurulmuş gibi bir algı oluşturuyorlar. IMF'yi 1944'te Bretton Woods'a imza atan 45 devlet kurdu. Bu ekonomist grubu bunu bile saptırıyor.

13) Türkiye'nin IMF'de hissesinin de olduğu doğru. Ama hisse oranı yüzde 1 bile değil. Öyle bir hava oluşturuyorlar ki zannedersiniz; Türkiye'nin IMF'deki hissesi yüzde 51'den fazla:) Bir adım daha ileriye gitseniz IMF'nin Türkiye'ye ait olduğunu bile zannettirirler:)

14) Türkiye'yi IMF kapısına götürmek isteyenlerin temel hedeflerinden birisi de kendilerini önemli hale getirmek. Bu talepte bulunanların IMF ile geçmişteki ilişkilerine bakın. O zaman demek istediğimi anlayabilirsiniz.

15) "IMF'nin çocukları" ya da "IMF çocukları" el ele vermişler. Kendi akıllarınca bir kurgu yapmışlar. Türkiye'yi IMF'nin kapısına götürecekler. Dünyada akıl bir tek bunlarda var:) Kendileri dışındakiler aptal:)

16) IMF'nin 75 yıllık tarihi fiyaskolarla doludur. Bunu unutmayın. IMF'nin kurtardıklarından daha çok batırdıkları vardır. İşlerin sarpa sarması için en iyi reçete IMF'dedir. Zaten kimlerin IMF'yi pompaladığına bakılırsa konu daha iyi anlaşılır.

17) Atatürk, İnönü'ye yazdığı mektupta "Doktor sayımız 337, sağlık memuru 434, ebe sayısı 136. Pek az şehirde eczane var. Salgın hastalıklar insanlarımızı kırıyor. Üç milyon insanımız trahomlu. Sıtma, tifüs, verem, frengi, tifo salgın halinde" der.

18) Bugün Türkiye, sağlık çalışanlarının çok büyük fedakarlığı ve iyi bir planlama ile Korona'nın ilk etabını nüfusuna göre en az kayıp veren ülkelerden birisi olarak atlatıyor. Bu bile millet olarak övünmemiz ve kendimize güvenmemiz gereken bir nokta.

19) "IMF çocukları", "IMF'nin çocukları" bunu görmemezlikten gelir. Bu milleti tanımıyorlar. Tanımamaları normal. Bedenleri bu coğrafyada dünyaya gelmiş olsa da ruhlarını ve zihinlerini başka coğrafyalara satmışlar. Bizden gibi görünüyorlar. Ruhları ve zihinleri bizden değil.

 

Altında son gelişmeler!

Tebernüş Kireçci'yi Twitter'den takip etmek için tıklayınız

Tebernüş Kireçci'nin yazılarını okumak ve yorum yapmak için tıklayın