07 / 07 / 2022

İstanbul'da olası büyük bir depremin maliyeti ağır olacak!

İstanbul'da olası büyük bir depremin maliyeti ağır olacak!

Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Attila Çiner, ''İstanbul'da olası büyük bir depremin maliyetini hesaplamak zor. Marmara'yı endişeyle takip ediyoruz'' dedi.



İstanbul Teknik Üniversitesi Avrasya Yerbilimleri Enstitüsü, 1997 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi'ne bağlı araştırma ve lisansüstü öğretim enstitüsü olarak kuruldu. Enstitü, İTÜ Maden Fakültesi Genel Jeoloji Anabilim Dalı'nda araştırmalar yapan dünyaca ünlü bir grup bilim adamı tarafından yerküre ile ilgili araştırmaları tek çatıda yürütmek amacıyla açıldı. İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü, deprem konusunda bilim dünyasını ve toplumu bilgilendirmeye yönelik uluslararası düzeydeki başarılı çalışmalarıyla bu yıl 'Deprem Araştırmaları' alanında 2020 yılı Aydın Doğan Ödülü'nü aldı. Ekonomist'ten Levent Gökmen Demirciler'in haberine göre; Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Attila Çiner deprem gerçeğini anlattı.

1- Enstitünüzün yaptığı çalışmalar nelerdir?
Enstitümüzde Katı Yer, iklim ve Deniz ile Evrim ve Ekoloji olmak üzere üç anabilim dalı bulunuyor. Çeşitli ülkelerden 23 öğretim üyesi ve yedi araştırma görevlisi görev yapıyor. Enstitümüz bilimsel araştırmalarıyla ulusal camiada olduğu kadar uluslararası camiada da ünlü. Her yıl TÜBİTAK başta olmak üzere çok sayıda ulusal ve uluslararası kuruluşun desteği ile farklı konularda araştırmalar yürütüyor. Zamanla çalışma alanı, Antarktika'dan Kuzey Kutbu'na ve denizlerine kadar uzandı.

2- Olası bir İstanbul depreminin ekonomiye etkisi ne olur?
Bu depremin büyüklüğü merkez üssüne bağlı. Tahmin edilen en büyük deprem 7,6 olabilir. Marmara'daki son iki deprem belki bunu 7,2'ye çekti. Hangisi olursa ve o bölgede büyük kırılma meydana gelirse İstanbul ve Türkiye için gerçek bir facia olur. 1999 depremlerinden bir yıl sonra dünyanın en önemli deprem jeologlarından biri olan Prof. Kerry Sieh (Caltech), Celal Şengör ve Mustafa Erdik aralarında konuşurken o zamanki envantere göre yaklaşık 50 bin kişilik can kaybıyla 50 milyar dolarlık bir maliyetten bahsettiler. Hatta Şengör, bence o rakamları ikiyle çarpın demişti. Çünkü depremden sonra olacak yangınlar, yağma gibi olaylar ve İstanbul'un eşsiz kültür varlıklarının göreceği zararın telafisi, maliyeti ve can kaybını artıracaktır. Türkiye bunun altından ne kadar kalkabilir onu yöneticilerimize sormalısınız.

3- Depremde farkındalık yaratacak çalışmalarınız neler?
Ülkemizin en önemli deprem kaynaklarından biri olan Kuzey Anadolu Fayı, enstitümüzün temellerini oluşturan hocamız rahmetli İhsan Ketin tarafından keşfedildi. O dönemde enstitü bünyesinde yer alan rahmetli Prof. Dr. Aykut Barka ile kurucu öğretim üyelerimiz Prof. Dr. Celal Şengör, Prof. Dr. Aral Okay, Prof. Dr. Naci Görür ve Prof. Dr. Okan Tüysüz, yurtdışı bilimsel ortaklıkları da kullanarak depremleri ve etkilerini çalışmaya başladılar. 1999 Gölcük depreminden sonra o dönemin İTÜ Rektörü Prof. Dr. Gülsün Sağlamer başkanlığındaki heyet başbakanlığa gidip, gelecekte iki deprem daha beklendiğini ifade edip gereken uyarıları yaptı. Nitekim kasım ayında Düzce depremi meydana geldi ve önemli can ve mal kayıplarına neden oldu. 1999 depremine kadar niteliği bilinmeyen Marmara Denizi, enstitü üyelerinin uluslararası işbirlikleriyle bugün en iyi bilinen denizlerden biridir. Karada yapılan çalışmalarla da Kuzey Anadolu Fayı'nın deprem potansiyeli ve geçmiş dönem depremleri detaylı olarak ortaya konuldu.

4- Yurtdışında çalışmalarınız oluyor mu?
Türkiye'nin aktif fayları üzerine yapılan ulusal ve uluslararası yayınların önemli bir kısmında enstitümüz hocalarının 24 yıldır veriliyor ve öğrencilerinin imzası var. Öğretim Aydın Doğan Ödülü, Aydın üyelerimiz depremle ilgili farkındalık Doğan Vakfı tarafından, Vakfın yaratmak için medyada bilgilendirme Kurucusu ve Onursal Başkanı ler yapıyor. Ülkemizde bilinç düzeyinin Aydın Doğan adına 24 yıldır artırılması amacıyla Fransa'daki Col veriliyor. Ocul, Türk insanının lege de France, İngiltere'deki Royal Institution veya Alman üniversitelerinin uyguladığı Studium Generale gibi kurumlar oluşturup sürekli olarak halka popüler bilim konferansları verilmeli.

5- Gençler deprem konusunda bilinçli mi? Bilinçlendirmek için neler yapıyorsunuz?
Gençlik bu konuya pek merakli değil. Öğretim üyelerimizin bu konuda girişimleri var. Örneğin, Prof. Dr. Sinan Özeren’'in çocuklar için yazdığı deprem kitabı İş Bankası Kültür Yayınları'ndan yayınlandı. Ay sonunda Prof. Dr. Celal Şengör'ün jeolojinin tarihçesini anlatan kitabı İTÜ Vakfı Yayınevi'nden çıkacak. Liselerde öğrencileri bu konuya yönlendirecek öğretmen ve yöneticiler lazım. iki ay önce Celal Şengör temel jeoloji ve depremler konusunda Feyziye Mektepleri Vakfı'nın isteği üzerine coğrafya öğretmenlerine Zoom üzerinden üç ders verdi. Enstitümüzün emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Sakıç ve kendisi bir atmosfer bilimcisi olan rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Karaca da birer ders verdi. Milli Eğitim Bakanlığı da bizden benzer bir destek isterse seve seve yardımcı oluruz. Avrasya Enstitüsü dünyamızın tümünü yani kati arz, denizler ve atmosferi kapsayan bir eğitim ve araştırma programına sahip. Çalışmadığımız kita yok ve buna Antarktika da dahil.

6- Pandemi süreci deprem gerçeğini unutturdu mu?
Deprem zaten unutulmuştu, pandemiye ne gerek var? Halkimiz ne zaman 5 veya üzeri büyüklükte bir deprem olursa depremi hatırlıyor ama en çok birkaç gün sonra unutuyor. Medyanın deprem uzmanı diye halkın karşısına çıkardığı bazı isimlere çok şaşırıyoruz! Bunun nedeni, halktaki bilim bilinci altyapısının eksikliği. Bu bizi enstitü olarak üzüyor ve endişelendiriyor. 

Türkiye'de deprem sigortasız konut kalmamalı!

İstanbul için dikkat çeken açıklama: Ağır ve yıkıcı deprem beklenmiyor!