Kat malikleri toplantısına vekaleten katılabilinir mi?

Kat malikleri toplantısına vekaleten katılabilinir mi? Kat malikleri toplantısına vekaleten katılabilinir mi?

Posta yazarı Tamer Heper, bir okuyucusunun 'Kat malikleri kurulu toplantısına ortak mülkiyet olan bir dairenin ortaklarından biri katıldı ancak diğerlerinin yazılı vekaletini sunmadı. Alınan kararlar için ne düşünülür?' sorusunu yanıtladı


Posta yazarı Tamer Heper, bir okuyucusunun 'Kat malikleri kurulu toplantısına ortak mülkiyet olan bir dairenin ortaklarından biri katıldı ancak diğerlerinin yazılı vekaletini sunmadı. Yine ortak mülkiyetli bir başka daire sadece bir ortağın yazılı vekaletini sundu. Bu durumda alınan kararlar için ne düşünülür?' sorusuna cevap verdi. İşte Tamer Heper'in yazısı...

Kat malikleri kurulu toplantısına ortak mülkiyet olan bir dairenin ortaklarından biri katıldı ancak diğerlerinin yazılı vekaletini sunmadı. Yine ortak mülkiyetli bir başka daire sadece bir ortağın yazılı vekaletini sundu. Bu durumda alınan kararlar için ne düşünülür? ● Y. A.

★ ★ ★ ★ ★

Kat mülkiyeti ile ilgili sorunların haddi hesabı yok. Akla hayale gelmeyen problemler yaşanıyor. Tabii bunun sonucunda akla “Toplu yaşamak bu kadar zor mu?” sorusu geliyor. Evet zor. Şayet herkes özgürlüğünün sonsuz olduğunu düşünürse, karşısındakinin haklarını yok sayarsa toplu yaşam zordur. Bunun için eğitim gerekir, toplu yaşama şuuru gerekir.

Sorulan bu soru öyle herkesin aklına gelecek bir problem olabilir mi? Ama var işte. Kat malikleri toplantısına vekaleten katılabilinir. Tamam, ancak sorudaki husus ortak malların sahiplerinin nasıl katılacağı konusu. Bunun için ortakların birine vekalet vermesi gerekir. Ancak Yargıtay’ın kararlarına göre vekaletin yazılı olma şartı yoktur.

O halde Yargıtay’ın vekaletin yazılı olma şartı yoktur, ‘sözlü olarak beyanı kafidir’ anlamına kararları karşısında, toplantıya katılanların ortaklarının “Bizim vekaletimiz yoktur” beyanı gelene kadar onların temsil kabiliyetinin olduğunun kabulü gerekir. Ancak ben bu fikre karşıyım.

Bana göre ihtilaf yaratacak uygulamalara meydan verilmemelidir. Vekaletname, karşısındaki kimseye bir belge sunmakla vekilliğinin belgelenmesi sureti ile bu hususun kabul edilmesidir.

★ ★ ★ ★ ★

Zaten bir vekaletname sunmakla karşı tarafın bunu kabulü beklenmez, kabulü şarttır ancak sözlü olarak söylenen “Ben vekilim” beyanı ne derece doğrudur, belli değil.

Her zaman karşısındakinde bir şüphe uyandırır, ileride aksinin çıkması halindeyse hukuki işlemin iptali riski taşır. Hiç kimsenin hiç kimseyi şüphe uyandıracak kararlar almaya zorlama hakkı yoktur.

Bu nedenle notere gitme, noter masrafı yapma zorunda olmayan, düz beyaz kağıda yazılmış ve imzalanmış bir vekaletname temini mümkünken bunu yapmadan sözlü olarak vekilliğini söyleyene güvenme mecburiyeti yanlıştır. Bu nedenlerle Yargıtay’ın bu yöndeki kararına katılmamaktayım.

Ben tedbiren yine de yazılı vekalet aranmasından yanayım. Okuyucumun olayında ise şayet bu kişilerin yok olması halinde yine de alınan kararlar geçerli ise bu hususun problem edilmemesinden yanayım.