Konut alana vatandaşlık uygulamasıyla ilgili merak edilen her şey!

Konut alana vatandaşlık uygulamasıyla ilgili merak edilen her şey! Konut alana vatandaşlık uygulamasıyla ilgili merak edilen her şey!

Türkiye, belli büyüklükte doğrudan yatırım yapan, konut alan, mevduat bulunduran yabancılara vatandaşlık hakkı tanıyacak. Geçtimiz aylarda nitelikli işgücü çekmek için de benzer adımlar atıldı.

Hafta sonu gezilecek 10 proje 3 site!

Uluslararası sermaye çekme yarışında, dünyada çok değişik uygulamalar her geçen gün artıyor. Vergi kolaylıkları, bedava yatırım yeri, finansal teşvikler, uzun dönem oturma izni gibi yollar bunlardan sadece birkaçı. Bunun yanında belli büyüklükte finansal ya da doğrudan yatırım yapma şartıyla vatandaşlık veren ülkeler de çok. Geçen hafta bunların arasına Türkiye de katıldı. Bu nedenle “vatandaşlık’ kavramı bir kez daha tartışılmaya başlandı.


Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı nasıl kazanılıyor?


Türk vatandaşlığı, ‘doğum’ veya ‘sonradan’ olmak üzere iki yolla kazanılıyor. Sonradan vatandaşlığa kabul, belli şartların yerine getirilmesiyle Bakanlar Kurulu yetkisinde. Bu şartların en dikkat çekici olanlarından biri “başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmek.” Ancak bu süre ikamet izni alındıktan sonrası süreyi kapsıyor. Yine şartlar arasında “yeteri kadar Türkçe konuşabilmek”, “Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak” da bulunuyor. Ama bu tür şartların istisnaları da var. Örneğin; “Türkiye’ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler.” Bu madde yakın zamanda vatandaşlıkla ilgili mevzuata eklendi. Bunun temel nedenleri arasında Suriyeli sığınmacıların vatandaşlığa alınmasıyla ilgili adımlar atılması bulunuyor.


EN AZ 1 MİLYON DOLAR


Vatandaşlık nasıl kaybediliyor?


Türk vatandaşlığı, ‘çıkma’, ‘kaybettirme’, ‘seçme hakkı’yla kaybedilebiliyor. 15 Temmuz Darbe Girişimi ve terörle mücadele kapsamında son dönem yine tartışılmaya başlayan ‘kaybettirme’ yoluyla vatandaşlığın kaybedilmesinin mevcut mevzuattaki şartları şöyle:


-Yabancı bir devletin, Türkiye’nin menfaatlerine uymayan herhangi bir hizmetinde bulunup da bu görevi bırakmaları kendilerine yurtdışında dış temsilcilikler, yurtiçinde ise mülki idare amirleri tarafından bildirilmesine rağmen, üç aydan az olmamak üzere verilecek uygun bir süre içerisinde kendi istekleri ile bu görevi bırakmayanlar.


- Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin her türlü hizmetinde Bakanlar Kurulunun izni olmaksızın kendi istekleriyle çalışmaya devam edenler.


- İzin almaksızın yabancı bir devlet hizmetinde gönüllü olarak askerlik yapanlar. Bu tür şartların gerçekleşmesi halinde nihai kararı Bakanlar Kurulu veriyor.


Son düzenleme vatandaşlık için ne tür şartlar getirdi?


Geçen hafta Resmi Gazete’de yayımlanan “Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile Türk vatandaşlığının kazanılması konusunda “istisnai” şartlara bağlı ilave imkan getirildi.


Buna göre en az 2 milyon ABD Doları tutarında sabit sermaye yatırımı gerçekleştirdiği Ekonomi Bakanlığı’nca tespit edilen veya en az 1 milyon dolar tutarında taşınmazı tapu kayıtlarına 3 yıl satılmaması şerhi koyulmak şartıyla satın aldığı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca belirlenen yabancılar, Bakanlar Kurulu kararı ile Türk vatandaşlığı kazanabilecek. Yine en az 100 kişilik istihdam sağladığı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca, en az 3 milyon dolar tutarında mevduatı 3 yıl tutma şartıyla Türkiye’de faaliyet gösteren bankalara yatırdığı BDDK’ca ve en az 3 milyon dolar tutarında devlet borçlanma araçlarını 3 yıl elinde tutmak şartıyla satın aldığı Hazine’ce belirlenen yabancılara da Bakanlar Kurulu Kararı ile Türk vatandaşlığı kazanabilecek.


İnşaat sektörü yeni düzenleme sonrası neler bekliyor?


Yeni düzenleme özellikle inşaat sektörünü umutlandırdı. Çünkü son yıllarda Türkiye’de konut alan yabancıları sayısında önemli oranda artış var. Örneğin 2013 yılında 12 bin 181 adet olan konut satışı 2015 yılında 22 bin 830 adede çıktı. Ancak geçen yıl Türkiye içinde ve bölgede yaşanan gerilim ve sorunlar, bu satışların azalmasına neden oldu. 2015 yılının ilk 11 ayında 20 bin 547 adet olan konut satışı 2016 yılının aynı döneminde 16 bin 549’a düştü. Yine geçen yılın ilk 11 ayında Türkiye’de en çok konut alan ülke vatandaşları sırasıyla Irak, Suudi Arabistan, Kuveyt, Rusya ve Afganistan oldu. Önde gelen müteahhitler yeni düzenleme sonrası yabancıya satılan konut sayısının yıllık 50 binlere çıkabileceğini tahmin ediyor. Bunun parasal karşılığının ise 5 milyar dolar olabileceği ileri sürülüyor.


‘KOMŞU’DA 300 BİN EURO


Dünya ülkelerinde benzer uygulamalar nasıl?


Dünyada yatırım karşılığı vatandaşlık hakkı tanıyan birçok ülke mevcut. Bu işin maliyeti ise çok değişik rakamlara denk geliyor. İmam Güneş’in haberine göre o ülkelerin bazıları şunlar:


ABD: Hükümetin belirlediği bölgelerde 500 bin dolar yatırım yapan veya 1 milyon dolar sermayeli şirket kuranlara süresiz oturum hakkı veriliyor. Yatırımın beşinci yılında vatandaşlığa geçme hakkı var.


Almanya: 250 bin euro yatırımla iş kurarak, Alman vatandaşlarına istihdam sağlayanlara önce oturum, sonra vatandaş olma fırsatı sunuluyor.


Avusturya: Vatandaşlık, 6-10 milyon euro arasında bir risk sermayesi istiyor. Ayrıca, vakıflara 2 milyon euro bağışta bulunanlara da ödül olarak vatandaşlık veriyor.


İrlanda: 400 bin euro değerinde gayrimenkul alanlar, oturma iznine sahip oluyor.


İngiltere: 1 milyon sterlinlik yatırım ya da ortalığa oturma izni veriyor.


Malta: Daimi Oturum Programı’na katılım için 250 bin euroluk devlet tahvili almak gerekiyor. Tahvillerin 5 yıl süreyle ilgili kişinin hesabında tutulmalı.


Kanada: Vatandaşlık hakkı elde etmenin yolu, 400 bin dolar yatırım ve 800 bin dolarlık banka hesabından geçiyor.


İspanya: 160 bin euroluk konut alana oturma izni ve vizesiz seyahat hakkı tanınıyor.


Makedonya: 40 bin euroluk gayrimenkul alanlar bir yıllık oturma iznine, 400 bin euroluk yatırım yapanlar da vatandaşlık hakkına kavuşuyor.


Ukrayna: Bu ülkede açılacak şirket hesabında 100 bin dolar olması, vizesiz giriş ve sınırsız oturum izni sağlıyor.


Yunanistan: 250 bin euro ve üstü değerde bir konut satın alındığında 5 yıllık oturma izni sağlanıyor. Ancak bu hak çalışma iznini kapsamıyor. İstihdam amaçlı en az 300 bin euroluk sermaye getirene ise 3 senelik oturma/ çalışma izni veriliyor.


Guatemala: 50 bin dolarlık devlet tahvili alınması ve bunun 5 yıl elde tutulması halinde vatandaşlık veriyor.


Slovakya: Vatandaşlık hakkı için 1 milyon euro yatırım yapmanız gerekiyor.


Karadağ: En az 500 bin euro yatırımla vatandaşlık veriyor.


Hong Kong: 1 milyon 260 bin dolar tutarında yatırım yapanlara vatandaşlık veriyor.


460 BİN KİŞİYE İKAMET İZNİ VERİLDİ


İstisnai haller dışında, ikamet izinleri Türk vatandaşlığı talebinde bulunanlar için önemli aşamalardan biri. Bu kapsamda Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün verilerine baktığımızda son yıllarda Türkiye’de ikamet izni alan yabancılarda artış olduğu görülüyor. Örneğin 2006’da 200 bin kişi olan bu sayı, 2011’de 234 kişiyi geçerken, 2016 yılında 460 bini kişiyi aştı. Ancak bunda Suriye ve Irak’taki savaş ortamı önemli bir etkiye sahip. Geçen yıl 56 bin Iraklı ve 49 bin Suriyeli, 39 bin Azerbaycanlı ikamet izni verildi. Alının ikamet izinlerine çeşitleri açısından bakınca ilk sırayı 244 bin izinle ‘kısa dönem’in aldığı görülüyor. Bu tip izni 64 bin izinle ‘aile’, 61 bin izinle ‘öğrenci’, 57 bin izinle ‘çalışma’ izliyor.


KÖKLERİ ANTİK YUNAN’A DAYANIYOR


Vatandaşlık kavramı, etimolojik olarak Antik Yunan’daki şehir devletlerini işaret eden “cite” ya da “city” sözcüğünden türetilerek, mensubiyeti belirten “citizen” ya da “citoyen” kelimesinden doğdu. Eski Roma’da, bir cemaatin/ topluluğun üyesi olma durumunu karşılamak için geliştirilen “civis” ve “civitas” kavramlarından türeyen vatandaş (citizen) kavramı, bir siyasal kimlik olarak sahip olduğu niteliğe 1789 Fransız Devrimi öncesi kavuştu. Osmanlı Devleti’nde ise vatandaşlık anlayışı, II. Meşrutiyet’e kadar “Osmanlılılık” ideolojisi temeline dayanmaktaydı. 1908 sonrası ise merkezi bir ulus devlet yaratılması hedeflendi ve cemaatten topluma geçişin bir göstergesi olarak vatandaşlık kurumu ortaya çıktı. Türkiye Cumhuriyeti’ne geçişle birlikte vatandaşlık kavramında “Türkçülük” fikri daha öne çıktı. “Demokratik ve eşit” vatandaşlık kavramıyla ilgili tartışmalar ise hâlâ devam ediyor.


Dünya