`Mortgage krizini fırsata çevirip kaynak çekebiliriz`

`Mortgage krizini fırsata çevirip kaynak çekebiliriz`

Sabancı Holding Başkanı Güler Sabancı, mortgage krizinin ABD'li finans kurumlarına güveni sarstığını söyleyerek, 'Oysa petrol geliri artan ülkeler gidecek yer arıyor. Siyasi kriz olmazsa durumu fırsata çevirip likidite çekebiliriz' dedi..

Hafta sonu gezilecek 2 proje 2 site!

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, dünyadaki mortgage subprime krizinin Türkiye için bir fırsat olabileceğini kaydederek, özellikle petrol fiyatlarının yükselmesi nedeniyle biriken paranın Türkiye'ye çekilebileceğini söyledi. Sabancı Holding Yıllık Paylaşım Toplantısı'nda konuşan Güler Sabancı, 2007 yılı sonunda patlak veren mortgage kriziyle ABD'de finans şirketlerine ve kurumlarına olan güvende ciddi sarsılma olduğuna dikkat çekti. Sabancı, "Kriz resesyona gitmesin diye çok ciddi bir kaynak aktarımı var. Ama öte yandan da petrol, gaz gibi enerji fiyatlarının bu seviyelerde olması, bu kaynaklara sahip ülkelerde likidite birikimi sağlıyor. Bu ülkeler ne yapacaklar? Tereddüt var, çünkü her zaman güvenilen kuruluşlara, bankalara güven sarsıldı. Bu para bir yere gidecek. Biz çok şanslı konumdayız" dedi. Sabancı, bu fırsatı iyi değerlendirmenin yolunun siyasi krizden kaçınmak, istikrar ve Avrupa yolunda ilerlemekten geçtiğini dile getirdi.

ENFLASYONİST BASKI OLACAK
Sabancı, dünyada resesyon tehlikesine dikkat çekerek, küresel büyümenin düşüşünün sınırlı kalmasının ancak, gelişmekte olan piyasaların kuvvetli büyümesiyle sağlanabileceğini kaydetti. Sabancı, "Dünya genelinde enerjiye olan talep, petrol fiyatlarının artmaya devam edeceğini ve yalnız petrol değil tüm hammadde piyasalarında fiyat artışı olacağını gösteriyor" derken, bunun da enflasyonist baskı doğuracağını dile getirdi. Sabancı, böyle bir dünyada Türkiye'nin önündeki fırsat ve tehditleri şöyle sıraladı: "Öncelikle Avrupa Birliği'ne tam üyelik görüşmeleriyle ilgili sürecin aksatılmadan devam ettirilmesi, farklı bir yapıda olsa da IMF'yle ilişkilerin sürdürülmesi, dünyanın bu belirsizliğinde bizim için önemini koruyor.'

2007'Yİ TELAFİ EDEBİLİRİZ
2007 yılında AB sürecinin yavaşladığını, uzun süren seçim dönemi ve daha sonra yaşanan güvenlik sorunlarının gündemi, ekonomi öncelikli olmaktan çıkardığını ifade etti. Sabancı, şunları kaydetti: "Bugün dünyada da çok farklı yeni bir kriz ve bunun sonucu gelişen dengeler söz konusu. Şimdi ekonomide yeniden toplanıp önümüze farklı bakma zamanı. Geçtiğimiz döneme bakarak geleceğe reçete yazamayız. En önemlisi, reel sektör odaklı politikalara ve çalışmalara ağırlık verilmesi. Geçtiğimiz döneme bakarak geleceğe reçete yazamayız." Sabancı, Türkiye'de Sosyal Güvenlik, Türk Ticaret Kanunu gibi yapılması gereken reformların hızla gerçekleştirilmesinin 2007 yılında kaybedilen zamanı telafi ettireceğini, 2008 ve sonrasında değişen dünya dinamiklerinde daha yüksek, en az yüzde 7 büyümeyi sağlayacak ilave, reel sektör odaklı politikalara ve çalışmalara ayrıca ihtiyaç bulunduğunu vurguladı." Sabancı, Türkiye'nin siyasi krizlerden uzak durması gerektiğini de kaydederek, "Hepimiz de buna hassas olmalıyız" dedi.
 
(Sabah)

pus