Naci Ağbal niçin görevinden alındı? Görevden alınması piyasalara nasıl yansır?

Naci Ağbal niçin görevinden alındı? Görevden alınması piyasalara nasıl yansır?



Türkiye'nin 1 numaralı emlak ve konut editörü Tebernüş Kireçci, "Naci Ağbal niçin görevinden alındı? Görevden alınması piyasalara nasıl yansır?" başlıklı analizini kaleme aldı. İşte Kireçci'nin 17 maddelik analizi...


Türkiye'nin 1 numaralı emlak ve konut editörü Tebernüş Kireçci, kendi Twitter hesabı http://twitter.com/TebernKireci1'den "Naci Ağbal niçin görevinden alındı? Görevden alınması piyasalara nasıl yansır?" başlıklı analizini kaleme aldı. İşte Kireçci'nin 17 maddelik analizi...

1) Naci Ağbal merkez bankası başkanlığına atanmaması gereken bir isimdi. MB Başkanlığı bankacılık kökenli olmayı gerektiren bir görevdir. Ağbal ise maliye kökenli. 

2) Kaldı ki geçmişte ekonomi bakanlığı yapan bir ismin merkez bankası başkanlığına atanması pek görülen bir uygulama değil. Son olarak ABD'de tam tersi oldu. Eski FED başkanı, ekonomi bakanlığına getirildi.

3) Naci Ağbal'ın görevden alınmasının nedeni perşembe günkü beklenmeyen faiz artışı oldu. Piyasalar faiz oranlarının "pas" geçilmesine hazırken 100 baz puana bayram yapacakken Ağbal 200 baz puanlık artış açıkladı.

4) Bu gelişme bardağı taşıran son damla oldu. Dünyada para bolluğu olduğu dönemde yapılan hata olan düşük döviz kuru yüksek faiz politikasına resmen tekrar dönülmüş oldu.

5) Bankacılık açısından baktığımızda yüzde 19'luk politika faiz oranı yüzde 3 operasyon maliyeti yüzde 3 batık riski eklendiğinde yüzde 25 faiz oranına karşılık gelir. Yani bankalar bu faiz oranıyla yıllık yüzde 25'ten daha düşük faiz oranıyla kredi kullandıramazlar.

6) Yüzde 25 faiz oranıyla hangi sanayici yatırım yapar? Hiçbir sanayici yatırıma yanaşmaz. Yatırıma yanaşmayacağı gibi mevcut borçları bile çeviremez. Otomobil, konut ve bireysel krediler durma noktasına gelir.

7) Türkiye'de görünmez bir el Türkiye'yi ısrarla finans açısından 1990'lara görürmek istiyor. Sosyal medyada yaptığı yayınlar ile Türkiye'deki tasarrufları dövize yönlendirmeye çalışıyor. Bunu yapanlar anlı şanlı ekonomistler, ekonomi yöneticileri ve ekonomi profesörleri.

8) Dünyanın ileri demokrasiye sahip hiçbir ülkesinde yerli yatırımcının tasarruflarını başka para birimlerine çevrilmesine izin verilmez. Buna çanak tutan bankacılar, ekonomistler, ekonomi profesörleri ve eski ekonomi yöneticileri vatan hainliği ile yargılanır. 

ABD'de bu güruhun hiçbirisi "Euro" ya da "Sterlin" alın çağrısı yapamaz. Yaptırılmaz. Ya da Avrupa'da bu güruhun dolar ya da sterline yönlendirilmesine izin verilmez. Devletlerin ve milletlerin para birimleri kırmızı çizgisidir. "Vatan hainliği" ile yaftalanırlar. 

Ama Türkiye'de Türkiye'ye de Türk Lirası'na da ihanet serbesttir. Bu noktada Türkiye son yıllarda büyük bir akıl tutulması yaşıyor. Bu ihanet engellendiğinde TL zaten değerli hale gelir.

9) Dövizin ve altının 75 yıllık grafiğini inceleyin. Reel bazda hiç bir para birimi yatırım enstrümanı olamaz. Ama altın veya gümüş birer yatırım enstrümanıdır. Ekonomi ve finansın temel şifrelerini çözen hiçbir uzman dövizi tavsiye edemez. Ama kıymetli madenleri tavsiye eder.

10) Merkez bankalarının para bastığı dönemler geçmişte de yaşanmış. Sonucu yüksek enflasyon olmuş. Şimdi bir benzeri yaşanıyor. Biraz daha şiddetli yaşanacak. Küresel ısınma ve kuraklık gıda fiyatlarını yükseltecek. Tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar gıda kaynaklı  yüksek enflasyonu göreceğiz. Buna bir de salgın nedenli kamu borçlanmaları eklenecek.

11) Gelelim Naci Ağbal'ın görevden alınmasının piyasalara yansımasına... 

Türkiye 200 yıldır Londra bankerlerine borçlu. Atatürk dönemininde borç kapatılma yoluna gidilmiş. Duyun-u Umiye'nin borçları 1950'lerde bitmiş.  Genel olarak 200 yıldır borçlanma eğilimimiz sürüyor. "Denk bütçe" veya "Bütçe fazlası" bilmediğimiz konular. 

Borcumuz kime? Londra bankelerine. Londra bankerleri batmamızı istemezler. Ama iki ayağımızın üzerinde dik durmamızı da istemezler. Ne öleceğiz ne güleceğiz... Bize biçilen rol bu.

Dolayısıyla kısa vadede özellikle dövizde biraz gerilim yaşansa da sonrasında düzelir. Çünkü bu faiz oranları borçluyu öldürür. Bankerler bile bunu istemez:)

12) Türkiye'nin gümrüklerdeki yolsuzlukları ve hırsızlıkları bitirmeden dış ticaret fazlası vermesi mümkün değil. Her fırsatta ısrarla vurguluyoruz. Ama sadece göstermelik operasyonlar yapılıyor. Türkiye de ne vakit gümrük yolsuzlukları bitilirse Türkiye dış ticaret fazlası verir hale gelir. 

13) Faiz oranlarının bu kadar yüksek seyretmesi sürdürülebilir değil. Yeni merkez bankası başkanı ilk toplantıda muhtemelen faizleri biraz düşürür. Ama 2019 ve 2020'deki sert düşüşü beklemeyin.

14) Pazartesi günü döviz biraz şov (show) yapar. Ama kalıcı olmaz. Merkez bankası birkaç milyar dolar daha yakar ateşi söndürür. Türkiye ciddi ihracat yapıyor. Sanayi kaynaklı döviz girişi yüksek. Bu sene turizm geçen seneki kadar kötü geçmeyecek.

15) Borsa cuma günü Naci Ağbal'ın görevden almasını fiyatladı. Ama biraz daha düşse de toparlar. Borsanın sorunları başka. Bedelli yüksek sermaye artırımları ve ortak satışları gibi film ve fırıldakların bitmesi gerekiyor. Ayrıca yatırmcının ilgisini çekebilmesi için "gerçekten" temettü vermesi gerekiyor.

16) Gayrimenkul piyasasında yatırımcılar mevcut varlıklarını satıp banka mevduatına yönelebilir. Ama bunun olabilmesi için faiz oranlarının yüksek seyredeceğinin garantilenmesi gerekir.

17) Altın ve gümüş tüm devirlerde olduğu gibi en güvenli liman. Ama orada da fırtınalar eksik olmayacak. Uzun vadede yön yukarı.
 

Ticaret açısından Yahudilerle Türklerin farkları!

Kayserililerin ticarette başarılarının sırları!

Doktorlar emlak yatırımında niçin başarısız olurlar?

Tebernüş Kireçci'yi Twitter'den takip etmek için tıklayınız

Tebernüş Kireçci'nin yazılarını okumak ve yorum yapmak için tıklayın