HD İskender gayrimenkul sektörüne giriyor!

HD İskender gayrimenkul sektörüne giriyor! HD İskender gayrimenkul sektörüne giriyor!

Yeme içme dışında, gayrimenkul konusunda da projelerimiz var. Bunlardan sonuncusu bir AVM projesi. Sultanbeyli'de kaba inşaat aşamasında olan bu AVM, 145 bin metrekare toplam inşaat alanına sahip...

Hafta sonu gezilecek 10 proje 3 site!

Ankara'da doğan ve yeni markalarla büyüyerek 120 milyon TL ciroya ulaşan HD Group'un öyküsünü HD Group Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Demirağ anlatıyor... 


Babam  Ankara  Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Ama eğitim aldığı sahada değil, başka alanlarda çalıştı hep. Avukatlık dışında emlak, kuyumculuk, meyve suyu dağıtımı işlerini denedi. Sonunda gayrimenkulde karar kıldı. 1995'te Çetin Emeç Bulvarı'ndaki arsası üzerine iş merkezi yatırımı yaptı. İş merkezinin giriş katını nasıl değerlendirebileceğini düşünürken, aklına yeme içme sektörü geldi. İskender kebabın çok sevilmesinden yola çıkarak, 700 metrekarelik alanda iskenderci açtı. Kendi isminin baş harfleri (Hakan Demirağ - HD) ile açtığı mekan, kısa sürede ilgi gördü. 



Önce iki sonra da üç katta birden hizmet vermeye başladı. AVMlerin sayısının artmasıyla 1999'da Ankamall AVM'de ilk şubeyi açtı. Şirketin büyümesi böyle başladı. Şubeler birbirini izledi. İstanbul'da Nautilus, Cevahir, Metrocity ve Olivium gibi AVM'lerde şubeler açtık. İlgi büyük olunca franchise almak isteyenler de kapımızı çalmaya başladı. 


Ama babam baştan beri franchise vermemeye kararlıydı. Bu konuda taviz vermedi. Böylece, gıdada kendi sermayesiyle ve kendi iştirakleriyle yapılanan marka olduk. Ardından Anadolu'ya açıldık. Kayseri'de ilk şubeyi açtık. Kaliteden ödün vermedik. İskender o zaman en çok tercih edilen ürünlerden biriydi. Biz de patlıcanlı, mantarlı gibi farklı çeşitler yaptık. O kadar sevildi ki, bir gecede AVM'lerde 2 bin kişiyi ağırladığımız oldu. 


Babam tam bir işkolikti. Beni de kendi temposuna 9-10 yaşlarında alıştırdı. İş görüşmelerine götürür, pazardan domates alırken pazarlığı bana yaptırırdı. Okuldan işe koşmak kanıksadığım bir durumdu. Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümünden mezun olduktan sonra askere gittim, askerlik sonrası da iş hayatına geri döndüm. Şirketin iş geliştirme departmanından sorumlu oldum. Yeni lokasyonların bulunmasıyla ilgileniyordum. Babamla günübirlik şehir içi seyahatlerimiz çok oldu. Bu amaç uğruna iki-üç otomobil eskittik. 


Zamanla bu alan bana yetmedi. Başka işlere de girmek istedim. 2007 yılında babam tek başıma yöneteceğim yeni bir işin başına getirdi beni. Ankara'nın en bilinen pizza markası Tadım Pizza'yı satın aldı. Böylece hem HD Group'ta iş geliştirmeden sorumlu hem de Tadım Pizza'nın genel müdürü oldum. Bu düzende yaşarken babam radikal bir kararla 2009 yılında ABD'ye yerleşti. Şirketi de bana teslim etti. 


İki sene boyunca tek başıma HD İskender ve Tadım Pizza'dan sorumlu olarak çalıştım. Bu süre içinde kurumsallaşmaya ağırlık verdim. Şirkette babam giderken 600 kişi çalışıyordu. İki sene sonra sayı 900 olmuştu. AVM'lerdeki şube sayısı da artmıştı. 2010'da üniversiteden arkadaşım Onur Sulkalar'ı Tadım Pizza'nın başına getirdim ve yeni bir markayı yani, Pidem'i kurduk. Babam 2011'de ABD'den geri döndü. Eskisi gibi yeniden farklı alanlarda yatırımlara giriştik. 18 yıllık zaman diliminde köfte, pide ve pizza gibi farklı alanlar bizi daha da büyüttü. Bugün yıllık müşteri sayımız 10 milyona ulaştı. 



HD Group olarak bünyemizde HD İskender dışında HD Döner, Tadım Pizza, Pidem ve House Burger markaları var. HD İskender'in 53, HD Döner'in sekiz şubesi var. Tadım Pizza'da 28 şubeye ulaştık. Üniversite arkadaşımla ortak kurduğumuz Pidem markasında da 18'inci mağazayı açtık. HD Group bünyesinde bugün 130 şube varsa bunun 6O'ı İstanbul'da açıldı. Bizim için önemli bir potansiyel İstanbul. Merkezimiz ise Ankara'da. Ostim Organize'de dört bin metrekarelik fabrika ve lojistik tesis kurduk. 2 milyon dolarlık yatırım oldu. Aynı zamanda et işleme merkezinin de yatırımını gerçekleştirdik. Yaklaşık 2 milyon dolara mal oldu. Çalışan sayımız ise bin 600'e yükseldi. 



Grup ciromuz 2012'de 120 milyon TL oldu. 2013 için 170 milyon TL hedefliyoruz. Şube sayısını ise 140'a çıkarmayı planlıyoruz. Yıllık müşteri sayımız toplamda 10 milyonu buluyor. HD Group portföyüne yeni markalar katmak bir diğer hedefimiz. En son iki ay önce Burger House markasını bünyemize kattık. Böylece gurme burger kategorisinde de markamız oldu. Gurme fast-food alanında lüks restoranlarda pahalı fiyattan satılan fast-food'u uygun fiyata satıyoruz. Servisin içtenlikle yapıldığı, fiyatların uygun olduğu ve bir masaya oturabilmek için kimsenin kimseyi beklemek zorunda kalmadığı, sade, rahat ve kolayca anlaşılabilecek restoranlar kurmaya gayret ettik. Restoran işletmeciliğinde en büyük amacımız, gıda sektöründe Türk mutfağını iyi temsil etmek. Pek çok gıda mühendisi çalıştırıyoruz. Yeme içme dışında, gayrimenkul konusunda da projelerimiz var. Bunlardan sonuncusu bir AVM projesi. Sultanbeyli'de kaba inşaat aşamasında olan bu AVM, 145 bin metrekare toplam inşaat alanına sahip. Tuna GYO'nun arsası üzerine gelir paylaşım esasına göre yapılan bu projede AVM'nin dışında bir de ofis bloğu bulunuyor. Capacity AVM'nin büyük ortağı Uzman İnşaat, CanPark Ümraniye'nin yatırımcısı Canovate ve Mes Turkuaz şirketleriyle birlikte ortak çalışıyoruz. 200 milyon dolarlık yatırımla 2014'ün ilk çeyreğine AVM yi yetiştirmeyi planlıyoruz. 2014'te yurtdışına açılmayı da düşünüyoruz. 

Özellikle Ortadoğu'da kendi markamızla var olmak istiyoruz. 



Perakendeyi bilen, ülkesinde pazara hakim şirketlerle ortaklık yapmak istiyoruz. Onun dışında Diyarbakır ve Antakya'da görüşmelerimiz devam ediyor. Haftada 30-40 ton et işliyoruz ve haftada dört-beş gün de bölgelere sevkiyat yapılıyor. Gıda alanında satın almayı planladığımız ve görüşmelerin sürdüğü birkaç marka var. Satın almalarla büyürken bir yandan da yeni şubeler açacağız. 

Şu anda sektörde restoran işletmeciliğinde ilk beş içerisindeyiz, ilk üçe girmeyi hedefliyoruz. Başarımızda üründe hile yapmamak çok önemli. Babam her zaman, 'Yaptığımız en büyük hile dürüst olmak" der. Bu düşünce şirketimizin mottosu. Profesyonel başarımızdaki sır, kendi alanında uzman ya da bilgi sahibi, kendine güvenen, iş bitirici, lider, doğruyu ve yanlışı ayırt edebilen, tam doğru ya da tam yanlışın olmadığını bilen, farklı ve orijinal, kendini tanıyan bir yapıya sahip oluşumuz. İş bitirici olduk ve projelerimizi karşı tarafa en iyi şekilde anlattık. 


Gireceğimiz pazar durumunu çok iyi değerlendirdik. Unutulmuş veya boş sektörlere, alanlara yatının yapmadık. Markalaşmaya önem verdik. Herkesin yatırım yaptığı alanlara girmeyip, boşluklardan faydalanan ve yeni bir pazar meydana getiren cesur adımlar attık. Yatırımdan kazandığımızı tekrar yatınma dönüştürdük. Modernizasyona giderek kendimizi yeniledik. Müşterilerini düşünen ve çalışanlanna kendi kâr payı ölçüsünde hakkını veren girişimciler, kısa vadede olmasa da uzun vadede muhakkak başarılı olurlar.



Şule Laleli / FORTUNE