Orhan Şen: Yağmur gökdelenler yüzünden yağmıyor!

Orhan Şen: Yağmur gökdelenler yüzünden yağmıyor! Orhan Şen: Yağmur gökdelenler yüzünden yağmıyor!

Şubat ortasında esen yaz havası, ‘susuz’ yazın habercisi oldu. Birçok şehirde barajların doluluk oranı limitin altına indi. Uzmanlar İstanbul’a yağış düşmemesinin nedenini ise yükselen gökdelenlere bağlıyor...

Şubat ortasında esen yaz havası, ‘susuz’ yazın habercisi oldu. Birçok şehirde barajların doluluk oranı limitin altına indi. Uzmanlar İstanbul’a yağış düşmemesinin nedenini ise yükselen gökdelenlere bağlıyor.


İstanbul ve Türkiye genelindeki hava sıcaklıkları normal değerlerin 6 ile 10 derece üzerinde seyrediyor. Türkiye’nin neredeyse tamamı kış ortasında yazdan kalma günler yaşıyor. Kuraklık nedeniyle barajlardaki su seviyesi gittikçe azalırken, birçok baraj kuruma noktasına gelmiş durumda. İTÜ Meteoroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Orhan Şen, yağışlardaki azalma ve kuraklığın nedenleri arasında, İstanbul’un gökdelenlerini de sayıyor:


‘Kütleler kıvrım yapamıyor’


“Yağışlar için İzlanda alçak basıncı ile Kuzey Afrika’daki Azur yüksek basıncı önem arz ediyor. İki sistem yağışlar için hayati öneme sahip. İzlanda alçak basıncı Avrupa’ya yağış bırakıyor. Azur yüksek basıncı İzlanda alçak basıncını bloke ediyor. Okyanus üzerinden gelen hava kütleleri Kuzey Avrupa’da kıvrım yaparak ülkemize sokulamıyor. Hava akım döngüsü değişmediği için yağış alamıyoruz.”



‘Binalar ısı adası yapıyor’


“Bir diğer neden ise İstanbul’daki aşırı nüfus ve yapılaşmaya bağlı hava kirliliği. Özellikle gökdelenlerin, sanayinin ve araçların yol açtığı hava kirletici partiküller bulutların yağmura dönüşememesine etki yapıyor. Hava kirliliği yağmuru engelleyen etkenler arasında. İstanbul’daki aşırı yapılaşma nedeniyle ısı adası söz konusu. Özellikle gökdelenler güneşten gelen radyasyonu alarak, yansıtıcı görevi yapıyor. Beton yapılar sıcağın artmasına neden oluyor ve ısı adası dediğimiz olayı meydana getiriyor. Şehrin merkezinde daha çok park ve bahçe olmalı.”





‘Sebze fiyatları artacak’


“İstanbul barajlarındaki doluluk oranı yüzde 30’a, Türkiye genelindeki barajların su ortalaması yüzde 40’lar seviyesine düştü. İstanbul’un günlük su tüketimi 2.5 milyon metreküp. Şehrin 4 aylık suyu kaldı. İstanbul’un Anadolu yakasına yeni baraj ve su toplama havzaları kurulmalı. Kuzeydeki su havzaları koruma altında tutulup, yapılaşmaya izin verilmemeli. Melen çayının olduğu İzmit, Sakarya, Düzce havzası da kuraklıktan nasibini alıyor. Tarımsal ve içme suyu kuraklığı beraberinde sosyo-ekonomik kuraklığı tetikleyecek. Sebze meyve fiyatlarında artış, tarımsal verimde büyük düşüş yaşanması kaçınılmaz.”



İşte İstanbul barajlarının doluluk oranı


Ömerli Barajı yüzde 42.11


Sazlıdere Barajı yüzde 17.06


Büyükçekmece Barajı yüzde 29.26


Alibey Barajı yüzde 21.05


Terkos Barajı yüzde 40.99


Kazandere Barajı yüzde 14.84


Elmalı Barajı yüzde 6.7


Darlık Barajı yüzde 30.26


Istrancalar Barajı yüzde 12.97


- İl genelindeki barajların toplam doluluk oranı yüzde 30,87.



‘Su havzaları binalarla dolu’


İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selahattin İncecik de vahim bir kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz görüşünde. Su toplama havzalarında yapılaşmaya izin verilmemesi gerektiğini ısrarla vurgulayan İncecik, “Su havzalarının kenarında çok fazla yapılaşma var. Melen projesi çok önemli ve doğru bir proje. Ancak İklim değişikliği nedeniyle Melen’de de sıkıntı yaşanacak” diye uyarıyor. İncecik yetkililerin bir an önce ‘ciddi’ önlemler alması gerektiğine de dikkat çekiyor: “Yetkililer su sıkıntısı yaşanmayacak diye nasıl garanti veriyor anlamış değilim. Buna benzer bir kuraklık 2008 yılında olmuştu. O dönemki bir bakan, ‘Herkes köyüne gitsin, şehirler boşalsın’ şeklinde açıklama yapmıştı. Kuraklık konusunda böyle bir ülkede yaşıyoruz.”



Avrupa’da da kuraklık var


Prof. Dr. İncecik, Türkiye ile birlikte Güney Avrupa ülkelerinde de kuraklık yaşandığına dikkat çekiyor: “Türkiye’nin de içinde bulunduğu Güneydoğu Avrupa iklim değişikliğinden en çok etkilenen bölge. Bunun sonucu olarak yağış rejimlerinde değişim yaşıyoruz. İklim ve yağış rejimlerindeki değişime karşı önlemler alınması gerekiyor. Ülke olarak çok geç kaldık. Bakanlık ‘iklim değişikliğine karşı su kaynaklarının etkilenmesi’ projesi başlattı. Bu önlemler 20 yıl önce önlemler alınmalıydı. Suyun kullanımı önemli. Bizimle birlikte Yunanistan, Güney İtalya, İspanya gibi ülkeler de kuraklık yaşıyor. 78 milyonluk Türkiye’de biran önce su tüketimi konusunda eğitim başlatılmalı.”



MERT İNAN/ Vatan Gazetesi