Sükna hakkı iptal davası!

Sükna hakkı iptal davası!

Bir binadan veya onun bir bölümünden konut olarak yaralanma yetkisi veren hakka sükna hakkı deniyor. Peki, sükna hakkı iptal edilir mi? İşte, sükna hakkı iptal davası!


Sükna hakkı iptal davası!

Bir binadan veya onun bir bölümünden konut olarak yaralanma  yetkisi veren hakka sükna hakkı deniyor. Bedelli veya bedelsiz tesis edilebilen sükna hakkı, başkasına devredilemiyor ve mirasçılara geçemiuyor. 


Sükna hakkında, intifa hakkına ilişkin hükümler uygulanıyor. Sükna hakkı sahibi, hakkın şahsına özgünlendiği açıkça belirtilmedikçe, bina veya onun bir bölümünde  ailesi ve ev halkı ile birlikte oturabiliyor. 


Gayrimenkul üzerinde sükna hakkına sahip olan kişi, ortaklaşa kullanmaya özgüllenen yerlerden de yararlanabiliyor. Sükna hakkı süresinin dolması ve hak sahibinin ölümü üzerine sona erebiliyor. Peki, sükna hakkı nasıl iptal edilir?


Sükna hakkı yargıtay kararı!


T.C.

YARGITAY

1. HUKUK DAİRESİ

E. 1992/3800

K. 1992/8631

T. 29.6.1992


• SÜKNA HAKKININ İPTALİ DAVASI ( Kayden Maliki Bulunduğu Taşınmazdaki Bağımsız Bölümde Davalı Lehine Tesis Edilen Sükna Hakkının İptali Talebi )


• YASAYA UYGUN KULLANMA ( Kayıt Malikine Sükna Hak Sahibinin Taşınmazı Yasaya Uygun Kullanmasının Sağlanması Yolunda Dava ve Talep Hakkı Vermesi )


• AYNİ HAKKIN ORTADAN KALDIRILMASI ( Sükna Hak Sahibinin Taşınmazı Yasada Tanımı Yapılan Anlamda Kullanmamış Olmasının Ayni Hakkın Ortadan Kaldırılması Sonucunu Doğurmaması )


• KAYIT MALİKİNİN SORUMLULUĞU ( Kayıt Malikine Sükna Hak Sahibinin Taşınmazı Yasaya Uygun Kullanmasının Sağlanması Yolunda Dava ve Talep Hakkı Vermesi )


743/m.720,721,748,750


ÖZET : Sükna hak sahibinin taşınmazı yasada tanımı yapılan anlamda kullanmamış olması ayni hakkın ortadan kaldırılması sonucunu doğurmaz. Ancak, kayıt malikine, bu durumun düzeltilmesi ve yasaya uygun kullanmanın sağlanması yolunda dava ve talep hakkı verir 

DAVA : Taraflar arasında görülen sükna hakkının iptal ve elatmanın önlenmesi davası sonunda, Yerel Mahkemece verilen karar davalı vekili tarafından yasa süre içerisinde temyiz edildiğinden; dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: 


KARAR : Dava, sükna hakkının iptali ve elatmanın önlenmesi isteklerine ilişkindir. Davacı, kayden maliki bulunduğu 35 parsel sayılı taşınmazdaki 140/2136 arsa paylı 22 bağımsız bölümde davalı lehine sükna hakkı tesis edildiğini, davalının hakkın özüne aykırı olarak daireyi başkasına kiraya verdiğini ileri sürerek sükna hakkının iptali ile davalının taşınmaza elatmasının önlenmesini istemiştir. Davalı iddiayı vakıa olarak kabul etmiş, davanın reddini savunmuş, mahkemece de talep gibi hüküm kurulmuştur. MK.nun 748-750. maddeleri ile düzenlenen sükna hakkı, yasal tarifiyle bir evde oturmak yahut onun bir kısmını işgal etmek hakkıdır. Bir tür irtifak hakkı olan sükna hakkı irtifak haklarının, intifa hakkı kolunda yer alıp şahsi irtifak haklarındandır. Bu niteliği itibariyle sahibine sağladığı yetkiler, intifa hakkının sahibine sağladığı yetkilerden daha dar olup sükna hakkı başkasına devrolunamaz ve irs yoluyla mirasçılara geçmez. Belirtilen özellikleri bakımından, intifa hakkına dair hükümlerin, yasada aksi yazılı olmadıkça sükna hakkında da geçerli olacağı MK.nun 748/2. maddesi ile öngörülmüş bulunmaktadır. 


Sükna hakkını düzenleyen MK.nun 748-750. maddelerinde, bu hakkın sükut sebepleri belirtilmemiştir. O halde, intifa hakkının son bulma nedenlerini içeren MK.nun 720 ve 721. maddelerinin sükna hakkı yönünden de uygulanırlığı sözkonusudur. Anılan sükut sebepleri arasında hakkın özüne aykırı kullanmanın yer almadığı açıktır. Diğer bir deyişle, sükna hak sahibinin taşınmazı yasada tanımı yapılan anlamda kullanmamış olması ( örneğin, kiraya vermesi, başkalarını da yararlandırması ), değinilen ayni hakkın ortadan kaldırılması sonucunu doğurmaz. Ancak, kayıt malikine, bu durumun düzeltilmesi ve yasaya uygun kullanmanın sağlanması yolunda dava ve talep hakkı verir. Kuşkusuz bu dava ve talep hakkı çekişmeli taşınmazda kiracı sıfatıyla oturduğunu ileri süren kişiye karşı açılacak men’i müdahale niteliğinde de olabilir. Ne var ki, olayda taşınmazda kiracı sıfatıyla oturduğu bildirilen kişiye husumet yönetilmiş değildir. 


SONUÇ : O halde sükna hak sahibi aleyhine açılan davada bu ayni hakkın ortadan kaldırılmasını ve onun ( sükna hak sahibinin ) taşınmazdan çıkarılması sonucunu doğurur şeklinde hüküm kurulması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince ( BOZULMASINA ), peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.6.1992 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 


Sükna hakkı sözleşmesi nasıl kurulur?



Öznur YASLI/Emlakkulisi.com