Türkiye Irak ile bölgesel enerji açılımına hız vermeyi hedefliyor!

Türkiye Irak ile bölgesel enerji açılımına hız vermeyi hedefliyor!



BİLGESAM Araştırma Koordinatörü Semin, "Irak ile kurulacak enerji köprüsü, Türkiye’yi bölgesel güç ve transit ülke olma hedefine bir adım daha yaklaştırarak Türkiye’nin dünya pazarındaki önemini artıracak" dedi.


Bilge İnsanlar Stratejik Araştırma Merkezi (BİLGESAM) Araştırma Koordinatörü Ali Semin, son dönemde Irak-Türkiye arasında enerji projelerinin yeniden hız kazandığını belirterek, "Irak ile kurulacak enerji köprüsü, Türkiye’yi bölgesel güç ve transit ülke olma hedefine bir adım daha yaklaştırarak Türkiye’nin dünya pazarındaki önemini artıracak. Söz konusu projeler Türkiye’nin bölgesel enerji açılımıdır." ifadelerini kullandı.


Kuzey Irak petrolünün Türkiye üzerinden dünyaya açıldığını ifade eden Semin, bu denkleme Irak petrolünün de eklenmesinin, günlük 750 bin varil petrole ihtiyaç duyan Türkiye'nin yararına olacağını dile getirdi.

Semin, bu kapsamda Türkiye'nin Irak hükümetine ciddi destek verdiğini vurgulayarak , "Büyükelçimiz Fatih Yıldız'ın her gün ciddi görüşmeler yapması ilişkileri olumlu etkiliyor. Mesela Irak’ın çok ciddi problemlerinden biri olan su meselesinde de Türkiye ile karşılıklı bir komisyon kuruldu. Yani enerji zengini Irak ile yeni projeler geliştirilmesi, bu alanda atılacak yeni adımların habercisi. Basra’daki petrolü Türkiye üzerinden taşıyacak bir boru hattı tartışılıyor. Türkiye için bu proje çok önemli ve anlamlı. Çünkü Türkiye, enerji pazarını çeşitlendirmek istiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Siyasi ve enerji konjonktüründe ABD ve İran'ın baskısı altında kalan Bağdat hükümetinin alternatiflerini artırmak istediğini kaydeden Semin, "Türkiye'nin Kuzey Irak ile olan enerji ticareti, 2012'den beri Bağdat hükümeti ve  Ankara  arasında en büyük sorunlardan biriydi. Özellikle 25 Eylül 2017’deki referandumdan sonra Türkiye’nin Bağdat hükümetinin yanında durması ve bağımsızlık referandumuna karşı Bağdat'a destek vermesiyle Irak, bölgesel güç olan Türkiye ile ilişkilerini geliştirmek istedi." ifadelerini kullandı.

"Irak'ın günlük petrol üretimi 5 milyon varile yaklaştı"

Semin, Türkiye ve Irak arasında kurulan enerji köprüsünün en çok Kerkük petrolünü kendi boru hattı üzerinden satılmasını isteyen İran'ı rahatsız edebileceğini söyledi.

Türkiye ve Irak'ın enerji alanında yeni bir döneme girdiğini belirten Ali Semin, "Irak ile kurulacak enerji köprüsü, Türkiye’yi bölgesel güç ve transit ülke olma hedefine bir adım daha yaklaştırarak Türkiye’nin dünya pazarındaki önemini artıracak. Söz konusu projeler Türkiye’nin bölgesel enerji açılımıdır. Irak’ın enerjisini pazarlama anlamında Türkiye’ye ihtiyacı, karşılıklı çıkarlar açısından önemlidir." dedi.

Semin, ABD ve İran'ın baskılarına rağmen Irak’ın günlük petrol üretiminin 5 milyon varile yaklaştığını ve 2030'da 6 milyon varile ulaşabileceğini dile getirerek, "Irak 3 milyon 600 varil günlük ihracat gerçekleştiriyor. Bağdat hükümeti eylül başında 20 petrol kuyusu açma çalışmalarının başladığı bildirdi. Bu kuyulardan günlük 40 bin varil petrol çıkarılacağı tahmin ediliyor. Araştırmacılar, bölgede petrol tükense bile petrolü olan tek ülkenin Irak olacağını söylüyor. Bu sebeple Irak petrolü gelecek vadediyor." diye ifade etti.

"Proje önündeki en büyük engel ABD ve İran"

Anadolu Ajansı'ndaki habere göre; İki ülke arasındaki enerji ticaretinin terör saldırıları sebebi ile birçok kez durduğunu ve yeni hattın da bu tür saldırılara maruz kalabileceğini hatırlatan Semin, "Bu proje önündeki en büyük engelin İran ve ABD olacağını düşünüyorum. Ayrıca PKK, DAEŞ gibi terör örgütleri veya devlet dışı milis örgütleri üzerinden engellemeler olabilir. Basra petrolünü Türkiye’ye bağlamayı hedefleyen boru hattı projesi, 2014 yılında DAEŞ’in Musul’u kontrol etmesiyle akamete uğramıştı. Ayrıca Kerkük-Yumurtalık Hattı uzun bir süre terör saldırıları sebebiyle işlemez hale geldi. Bu bölgelerin terör örgütlerinden temizlenmesi lazım. Bağdat hükümeti buraların güvenliğini tek başına sağlayabilir mi? İran ne derece baskı uygular? Baskılar sonuç almazsa, Haşdi Şabi harekete geçer mi? Bunlar projenin önündeki önemli sorular." şeklinde ifadelerde bulundu.