Veli Çoban, Konca Kuriş'in cesedinin bulunduğu villayı yaşam merkezi yaptı!

Veli Çoban, Konca Kuriş'in cesedinin bulunduğu villayı yaşam merkezi yaptı! Veli Çoban, Konca Kuriş'in cesedinin bulunduğu villayı yaşam merkezi yaptı!

Konya'da 1990'da gazeteci Konca Kuriş'in cesedinin bahçesinde gömülü bulunduğu villayı satın alan Veli Çoban açtığı rehabilitasyon merkeziyle 10 yıldır engellilere umut dağıtıyor


Konya'da 12 yıl önce Hizbullah'ın hücre evi olarak kullandığı ve yazar Konca Kuriş ile birlikte 4 kişinin cesedinin bulunduğu villa 10 yıldır zihinsel ve fiziksel engelliler için rehabilitasyon merkezi olarak kullanılıyor. Kimsenin o dönemde yanına bile yaklaşamadığı villayı satın alarak, kurduğu merkeze 2'si engelli 4 çocuğunun isminin baş harfleri olan "DEHA" adını veren Veli Çoban, merkezde şimdiye kadar 2 bin 500 çocuğun tedavi gördüğünü söyledi. Hâlâ 300 çocuğun tedavi gördüğünü söyleyen Çoban, "İstanbul'da yaşarken, engelli oğlum Enes'in saatlerce ağlaması üzerine kenti terk edip, Konya'ya yerleştik" dedi. Ancak Çoban, oğlu Enes'i 7 yıl önce kaybetti.

İŞYERİNİ SATTI
Veli Çoban bundan 12 yıl öncesine kadar İstanbul'da yaşıyordu. 45 kişiyi çalıştırdığı bir oto tamir servisi vardı. 2'si bedensel ve zihinsel engelli 4 çocuğu olan Veli Çoban çocuklarından engelli olan 7 yaşındaki Enes'in sürekli ağlaması üzerine bir gecede İstanbul'u terk etmeye karar verdi. Çoban, "Enes 48 saat boyunca ağladı ve bir türlü susturamadık. Psikolojim öylesine bozuldu ki o anda eşimi ve çocuklarımı alarak İstanbul'u terk etme kararı aldım. Boğaziçi Köprüsü'nü geçtikten sonra eşime 'nereye gidelim' diye sordum. O da bana 'Memleketimiz Konya'ya gidelim' dedi" diye konuştu. Konya'ya gittikten sonra bir ev kiraladığını ve bir süre sonra da İstanbul'daki işyerini satıp tamamen Konya'ya yerleştiğini anlatan Çoban, "Enes ve Hakan'ın eğitimi için rehabilitasyon merkezi aradık. Çocuklarımı verdiğim rehabilitasyon merkezlerinde eğitimin iyi olmadığını gördüm. İstanbul'daki işyerimi satmıştım, elimdeki para ile rehabilitasyon merkezi açmaya karar verdim. Çünkü bizim durumumuzda olan yüzlerce ailenin olduğunu biliyordum" dedi.

ÇOCUKLARININ İSMİNİ VERDİ
Çoban eşiyle birlikle merkez için kiralık yer aradığı sırada o dönemde Konca Kuriş'in de arasında bulunduğu 4 kişinin cesedinin çıkartıldığı villanın satılık olduğunu gördü. O dönemde o bölgedeki villaların fiyatı 300 bin mark iken o villanın 75 bin mark olduğunu söyleyen Çoban, "Sonradan öğrendim ki o villayı ölüm villası diye kimse almıyor hatta yanından bile geçmiyormuş. Ben de eşimle konuşarak villayı almaya karar verdim" dedi. Çocukları Duygu, Enes, Hakan ve Aliye'nin isminin baş harflerini verdiği "DEHA Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi"ni kuran Çoban "Merkezi kurduğumda cebimde tek bir kuruş kalmadı. Ancak ben bu işe çocuklarım için gönül vermiştim ve ne olursa olsun yapacaktım" dedi. 45 personelin çalıştığı merkezde devletin de verdiği destekle çocuklara ücretsiz tedavi uygulanıyor.

Cesedinin çıktığı yer yemekhane
Başörtülü ve feminist olarak bilinen gazeteci-yazar Konca Kuriş bir dönem katıldığı Hizbullah'tan 'Allah ile kul arasına kimse giremez' diye ayrılmış, kadınlar ve engelliler için mücadele etmişti. TV programlarında yaptığı açıklamalarla dikkat çeken Kuriş Temmuz 1998'de Mersin'deki evinin önünden kaçırıldı. 2000'de Hizbullah operasyonu sırasında deşifre edilen belgelerle 38 yaşındaki Konca Kuriş'in cesedi Konya'daki bir villada gömülü olarak bulundu. Kuriş'in cesedi dişine yapılan protezden teşhis edildi. Konca Kuriş'in işkence yapılarak ve boğularak öldürüldüğü belirlendi. Kuriş'in 35 gün sorguya dayandığı, kaseti izleyen Hüseyin Velioğlu'nun emriyle boğularak öldürüldüğü anlaşıldı. Kadın yazarın ve 3 erkeğin cesedinin bulunduğu villanın kömürlüğü bugün merkezin yemekhanesi olarak kullanılıyor.

ÖZGÜR SARI/Sabah