Ali Öztunç ve Gürsel Erol'dan Elazığ depremi raporu!

Ali Öztunç ve Gürsel Erol'dan Elazığ depremi raporu!

Elazığ Sivrice'de 24 Ocak'ta yaşanan 6.8 büyüklüğündeki depremin ardından CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç ve CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, depreme ilişkin hazırladıkları raporu yayınladı.


Elazığ Sivrice'de 24 Ocak'ta yaşanan 6.8 büyüklüğündeki depremde birçok konut ve bina hasar gördü. 

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç ve CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Elazığ depremine ilişkin bir rapor hazırladı. 

Ali Öztunç ve Gürsel Erol

Raporda şu ifadelere yer verildi:

III – ELAZIĞ DEPREMİ HAKKINDA 

24 Ocak 2020 tarihinde meydana gelen Elazığ-Sivrice merkezli 6,8 büyüklüğündeki deprem nedeniyle Elazığ ve Malatya illerinde 41 kişi hayatını kaybetmiş,45 kişi enkaz altından sağ olarak çıkarılmıştır. AFAD verilerine göre depremde yaralanan kişi sayısı, 1.631’dir. 
Deprem sonrası Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne bağlı birimlerce yapılan hasar tespit çalışmaları 8 Şubat 2020 tarihinde sona ermiş olup toplamda yıkık, acil yıkılacak, ağır hasarlı bina sayısı 8.519, bağımsız bölüm sayısı ise 19.821 olarak tespit edilmiştir. Daha sonraki tarihlerde meydana gelen artçı depremler sonrasında yapılan hasar tespit çalışmaları neticesinde ilçelerde dahil olmak üzere yıkık, acil yıkılacak, ağır hasarlı bina sayısı 15.480 bağımsız bölüm sayısı ise 34.091 olarak tespit edilmiştir. 

MTA’nın verilerine göre, deprem kaynak fayı üzerinde bulunan köylerin neredeyse tamamına yakını ağır hasar almıştır. Raporda, bunun temel nedeni, bu köylerin çoğunun fay sakınım bandı içerisinde yer alması gösterilmiştir. Bunun yanı sıra, geleneksel yığma taş bina veya kerpiç yapı tarzı hasarı artıran etmenler olarak değerlendirilmiş, özellikle Elazığ ve Malatya il merkezleri başta olmak üzere, yörede sıvılaşma riski bulunan yerleşim yerleri için, sıvılaşma potansiyel alanlarının belirlenmesi ve buna uygun stratejilerini geliştirilmesi önerilmiştir. 

Jeoloji Mühendisleri Odası’nın raporunda ise; Elazığ kent merkezinin kuzeyinde yer alan ve genel olarak kuzeybatıdan güneydoğuya doğru akış gösteren dere yataklarının getirdiği gevşek alüviyal zemin birimleri üzerine inşa edilmiş ve yeterli etüt, proje ve denetim hizmeti almamış yapılarda oluştuğu tespit edilmiştir.   Raporda ayrıca, yapı hasarlarının çoğunlukla zayıf zemin mukavemet özelliklerine sahip alanlar üzerinde yerleşme, düşük nitelikli malzeme (beton, tuğla, biriket vb), yetersiz ve uygun olmayan donatı ve işçilik hataları ile denetimsizlikten kaynaklandığı tespitlerine yer verilmiştir.  

IV - İNCELEME NOTLARI 

Heyet olarak gerçekleştirdiğimiz görüşmeler neticesinde, 24 Ocak 2020 Cuma günü merkez üssü Elazığ/Sivrice’de meydana gelen deprem sonrasında ilk müdahalenin hızlı bir şekilde yapıldığı, acil müdahale edilip çözülmesi gereken sorunların bir kısmının çözüme kavuşturulduğu, hükümeti temsilen İçişleri Bakanı Süleyman SOYLU, Sağlık Bakanı Fahrettin KOCA ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat KURUM’un Elazığ’a gelerek çalışmalara katıldığı ve mağduriyetlerin saptanması ve çözümüne yönelik olarak istişarelerde bulunduğu tespit edilmiştir. Yaşanan deprem sonrası yapılan ilk yardım ve müdahaleler her ne kadar hükümetin olaya ciddi yaklaştığı ve sorunları en kısa sürede çözeceğine ilişkin bir algı oluşturmuş olsa da, sonraki günlerde bu olumlu algının yerini, Elazığ halkı nezdinde hayal kırıklığına, hüsrana ve kızgınlığa bıraktığı gözlemlenmiştir. Şehrin deprem sonrasında yeniden planlanması sürecine dair eleştiriler, mülkiyet ve barınma haklarına dair uyuşmazlık, deprem sonrasındaki rehabilitasyon ve normal yaşama dönme çalışmalarındaki aksaklıklar üzerinde 

yoğunlaşmaktadır. Kentin acil çözüm bekleyen sorunlarına ilişkin ilin milletvekilleri, il ve ilçe belediye başkanları, üniversitemizin alanında uzman bilim insanları, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ile köy ve mahalle muhtarlarının ortak hareket ederek çözüm odaklı bir çalışma yürütmesi gerekmektedir. 

-Barınma Sorunu

Yurttaşlar, deprem sonrasında yapılan, bir kısmı kentsel dönüşüm kapsamında olan yeni konutların halen yapımının devam ettiğinden, teslim tarihlerinin belirsizliğinden, yapılan konutların birbiriyle çok yakın mesafede olması, ebatlarının 90 m2’den küçük olması, oda sayılarının az olması gibi nedenlerle geleneksel mimarilerine uygun olmadığından yakınmaktadırlar. 
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, 20.417 deprem konutunun inşasına başlandığını ve yılsonuna kadar tamamının hak sahiplerine teslim edeceğini açıklamıştır. Heyet olarak yapmış olduğumuz görüşmeler neticesinde, Elazığ’da şu anda inşası tamamlanan 8.000 adet bağımsız bölümün olduğu ve bunlardan 2.500 adetinin teslim edildiği, 2021 yılı sonuna kadar ise 20.114 bağımsız bölümün (konutun) inşaatlarının tamamlanarak hak sahiplerine teslim edileceği bilgisi alınmıştır. 

2020 yılı sonuna kadar tamamlanması planlanan ancak sadece 8.000 adet konut inşasının tamamlandığı bilgisi çerçevesinde; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca acil bir şekilde ihalesi yapılmayan binaların ihalesinin yapılması, ihalesi yapılan ancak henüz inşaatına başlanmayan binaların bir an önce inşasına başlanmasının ve inşası devam eden konutların ise sonraki seneye sarkmamasının ve mümkün olan en kısa sürede hak sahiplerine teslim edilmesinin sağlanması gerekmektedir. Deprem sonrasında evleri yıkılan mülkiyet sahiplerinin en önemli sorununun barınma olduğu çok açıktır. Barınma problemi yaşayan vatandaşlarımızın bir kışı daha konteyner kentlerde, akrabalarında ya da çadırlarda geçirmemesi için yürütülmekte olan çalışmalar hızlandırılmalı, takip edilmeli ve süreç ile ilgili olarak mağduriyet yaşayan vatandaşlar düzenli olarak bilgilendirilmelidir.

-Ağır Hasarlı Binaların Yıkımı Esnasında Yaşanan Problemler

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne bağlı ekipler tarafından gerçekleştirilen hasar tespit çalışmaları sonucunda ağır hasarlı olup yıkılması gereken binaların yıkımı esnasında yeterli araç gereç ve ekipman kullanılmamasından kaynaklı ciddi bir toz oluştuğu ve oluşan bu tozun yıkımın yapıldığı çevredeki vatandaşları rahatsız ettiği gözlemlenmiştir. Ayrıca yıkım yapan firmaların yıkım esnasında paraya çevrilebilecek eşyaları (demir, bakır, pencere v.b.) ayırıp aldıktan sonra molozu çok uzun süre yıkım alanında bıraktığı, bu durumunda çevre sakinlerini ciddi derecede rahatsız ettiği tespit edilmiştir. Yıkım ihalelerini alan firmaların işlerini şartnamede belirtilen şekilde eksiksiz ve zamanında yapmasını sağlayabilmek için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü bünyesinde bir denetim ve kontrol ekibinin kurulması gerekmektedir. 

-Kentsel Dönüşümde Katılımcı, Adil ve Eşit Olmayan Uygulamalar

Heyetimizce kentsel dönüşüm ve  TOKİ  konutlarının yapıldığı alanlarda vatandaşlarla yapılan görüşmeler neticesinde; özellikle yatay mimariden dolayı normalde eski imar planındaki çekme mesafelerine dahi uyulmadığından evlerin içiçe yapıldığı, cadde ve sokakların ihtiyacı karşılayamayacak şekilde dar bırakıldığı, yeşil alanların ise yok denecek kadar az olduğu gözlemlenmiştir. 

AFAD’dan hak sahibi olamayıp kentsel dönüşüm kapsamında olan vatandaşların konut edinme bedeli olarak ödeyeceği farka uygulanan TÜFE’nin borç yükünü aşırı artıracağı ve bu durumunda depremzedeleri ödemekte zorlanacakları bir borç yüküne sokacağı tespiti yapılmıştır. Konu ile ilgili olarak Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın kentsel dönüşümden faydalanan vatandaşlara da, hak sahibi olan vatandaşlarımıza sağlanan kredi ödeme şartlarının sağlanması noktasında çalışma yapması yerinde olacaktır. 

-İmar Planı Revizyonu

İlgili meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve Fırat Üniversitesinin konusunda uzman akademisyenleri ile yapılan görüşmeler neticesinde, Elazığ ilinin Bingöl Karlıova’dan başlayıp İskenderun’a kadar devam eden Doğu Anadolu Fay Hattı üzerinde bulunduğu, yapı stoku itibariyle eski bina sayısının oldukça fazla ve yerleşim alanlarının genellikle risk teşkil eden bölgelerde olduğu bilgisi alınmıştır. Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına bağlı Deprem Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen Ön Değerlendirme Raporuna göre, bölgede 1900 yılından günümüze kadar en büyüğü 6.8 olmak üzere 299 adet M>=4.0 deprem meydana gelmiştir. Elde edilen bu sayısal veriler çerçevesinde, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yapılan hasar tespit çalışmasının, Elazığ il, ilçe ve köylerindeki tüm yapılar için ivedilikle yapılması, Elazığ Belediyesi tarafından revize edilen imar planının şehrin deprem gerçeğine uygun olarak konusunda uzman akademisyenlerin de görüşünü alarak yeniden gözden geçirilmesi, yapılacak olan binaların ihalesini alan firmaların denetiminin düzenli olarak sağlanması ve ayrıca binaların deprem yönetmeliğine,  şehrin tarihi ve kültürel dokusuna uygun olmasına dikkat edilmelidir. 
-Kira Yardımlarının Yetersizliği

Deprem sonrasında 11.000,00 TL Kira yardımı yapıldığını belirten yurttaşlar taşınma aşamasında 4000,00-5000,00 gibi nakliye vd. masraflarının olduğunu, ildeki kira oranlarının 1000,00 TL’den yüksek olduğunu gerekçe sunarak verilen yardım miktarının yetersiz olduğunu, konutların teslimat sürelerinin uzaması nedeniyle mağduriyetlerinin arttığını aktarmışlardır.

-Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) Sorunu

Elazığ’da 123.310 konutun 42.972’sinin deprem sigortası bulunmaktadır. Heyetimizin vatandaşlarla yapmış olduğu görüşmelere binaen, DASK iletişim hattı olan “125” nolu numaradan yetkili kişilere ulaşmak ve bilgi almak isteyen vatandaşların yeterli ve doyurucu bilgiye ulaşamadıklarına yönelik şikayetler bulunmaktadır. Ayrıca ihbar dosyaları ile ilgili geri dönüşlerin çok geç yapıldığı hatta bazı vatandaşlara hiç geri dönüş yapılmadığı belirtilmiştir. Doğal Afet Sigortaları Kurumu kendisine yapılan ihbar başvuruları ile ilgili çalışmalarını hızlandıracak önlemler almalı, ayrıca kuruma ulaşmak isteyen vatandaşların sağlıklı bilgi alabilecekleri danışma iletişim hattındaki personel sayısının artırılması sağlanmalıdır. Doğal Afet Sigortaları Kurumundan (DASK) ödeme alma başvurusu yapan yurttaşlar, bu taleplerinin reddedildiğinden ya da yanıtsız bırakıldığından, birçok yurttaşın dava açma yolu ile söz konusu ödemeleri almaya çalıştığından yakınılmıştır. 

-Değer Tespitlerine İtiraz Ediliyor

Yurttaşlar, değer tespitlerinin adil yapılmadığından, yapılan değer tespitleri arasında eşitsizlikler olduğundan, değer tespit miktarlarının az olduğundan yakınmışlardır. 

-Konteyner Kentlerde Yaşam Zorlukları

Bin civarında ailenin yaşadığı Doğu Kent konteyner kent merkezinde mülakat yapılan yurttaşlar, sürecin şeffaf olmamasından ve konteynerlarda ne kadar süre daha yaşayacaklarının belirsiz olmasından, yapılan kamusal yardımların yetersizliğinden, konteynera taşınmadan önce hasarlı olan ancak henüz yıkılmamış evlerinden ziynet vb. eşyalarını almalarına izin verilmediğinden, konteynera taşınırken tüp, yemek ocağı ve elektrikli soba yardımı yapıldığı, konteynerı boşaltmaları halinde tüpü dolu olmak üzere, bu eşyaları iade etme yükümlülüklerinin olduğundan, son kullanım tarihi geçen gıdaların verildiğinden, pandemi sürecinde uzaktan eğitime erişimlerinin tablet, internet vb. Ekipmanların eksikliği nedeniyle aksadığından yakınmışlardır. 

-Yıkım ve Yapım İhalesi Alan Firmaların Yerel Esnaf ve Tacirlerle Çalışmaması Sorunu

24 Ocak 2020 Cuma günü merkez üssü Elazığ/Sivrice’de meydana gelen deprem sonrasında Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne bağlı ekipler tarafından gerçekleştirilen hasar tespit çalışmaları sonucunda, toplamda yıkık, acil yıkılacak, ağır hasarlı bina sayısı 8.519 bağımsız bölüm sayısı ise 19.821 olarak tespit edilmiştir. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, 20.417 deprem konutunun inşa projesine başlandığını ve yılsonuna kadar tamamının hak sahiplerine teslim edeceğini açıklamıştır. Gerek ağır hasarlı binaların yıkım ihalelerini alan gerekse TOKİ üzerinden yeni yapılacak binaların yapım ihalelerini alan firmaların bu faaliyetleri ile ilgili alması gereken mal veya hizmeti bölge esnafından veya tacirinden temin etmesi sağlanmalıdır.

Raporun tamamı için tıklayın

Ali Öztunç: Fay hatları üzerindeki yerleşimlerin analizleri yapılmalı!