Ev sahibi olmak imkansız değil!

Ev sahibi olmak imkansız değil!

Ceylan İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Ceylan, markalı konut üreticilerinin 'kazanamıyoruz' dediği dönemde müteahhitin kâr marjının yüksek olduğunu dile getirdi.



 

Yeni Şafak gazetesi yazarı Emine Açar, Ceylan İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Ceylan'la bir röportaj gerçekleştirdi. İşte o röportaj...

 

Son günlerde hangi inşaat firmasının patronuyla sohbet etsem kazanamadıklarından dert yandıklarını gördüm. Bir çoğu eski kârlar artık sektörde yok demeye başladı. 5-6 yıl önceydi yüzde 25-30 kâr marjıyla çalışmak söylemi de konuşmanın devamında dillerden dökülür oldu. Oysa tam da müteahhitlerin işaret ettiği yıllara yolculuk yaptığımda, hatıramda şu sözler canlanıveriyor: ‘Yüzde 15 kazanç yok sektörde.’ Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın’ın, “Bana yüzde 15 kâr versinler ben hemen inşaatı devrederim” sözü de daha dün söylenmiş gibi aklımda. İşte tam da bu tartışmaların yoğunlaştığı bu günlerde biri çıkıp “Kıral çıplak” dedi. Bunu söyleyen Ceylan İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Ceylan’dan başkası değil. Gelin şimdi hep birikte Ceylan'ın söylediklerini okuyalım ve ev sahibi olmanın aslında çok da imkansız olmadığını birlikte görelim.

Çuvaldızı sektöre batırdı

 

* Muammer bey bu aralar sektör para kazanamıyor anlaşılan, siz bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sektörün para kazanmakta zorlandığını kim söyledi. Yok böyle bir şey. Kazancımız gayet iyi.

 

Eksiğimiz şükür, zaafımız ağlamak


* Ancak kiminle konuşsam neredeyse başabaş gidiyoruz deniliyor
İnşaat sektörü 250 alt sektörü destekliyor ve istihdama ciddi katkılar sağlıyor. Böyle bir sektörde kâr olmaması imkansız. Sektör hem kazanıyor hem de kazandırıyor. Hatta öyle konut fiyatları var ki bazen kâr marjları yüzde 100’leri aşıyor. İsterseniz şöyle bir hesap yapalım. Bugün 100 metrekare bir evi 100 bin liraya mal edebilirsiniz. Bunun bir 100 bin lirasını da arsa maliyeti olarak koyduğumuzda 200 bin liraya çıkar. 50 bin lira da tanıtım, görünmeyen kalemler ve firma kârı olarak hesaplasak rakam 250 bin lira olur. Ama biz bununla yetinmiyoruz. Metrekare fiyatlarını çıkardıkça çıkarıyoruz ve bu da konuta erişimi zorlaştırıyor.


* Hem kâr edip hem niçin kazanmıyoruz desinler ki

3 iş adamı bir araya gelse kazanamıyoruz diye ağlıyor. İş adamlarının en büyük eksikliği şükür, en büyük zaafı ağlamak. Hem ciddi kârlar elde ediyorlar hem de şükretmeyi bilmiyorlar. Göğsümüzü gere gere 'kazanıyoruz' demeyi bilmeliyiz oysa. Ben arkadaşlarıma ve tanıdığım iş adamlarına parayı kalbinize değil, cebinize koyun diyorum. Çünkü cebine koyan onu ilahlaştırmıyor. Kalbine koyan ise onu ilahlaştırıyor. Bu da kişiyi belli bir zamandan sonra mutsuzlaştırıyor.

 

* Müteahhitler arsa maliyetlerinden de şikayet ediyor

Evet arsa maliyetleri yükseldi. Bir de elimizdeki değerleri yukarı çekmek durumundayız. Buna da evet ama biz dengeyi gözardı ediyoruz. Şehrin merkezi yerlerinde İstanbul’un değerini yükseltecek fiyatlarla ev yapıp merkeze yakın yerlerde ise daha makul fiyatlarla evler üretilip satılabilir. Ama biz ne yapıyoruz olmadık yerlerde bile metrekare fiyatlarını çıkardıkça çıkarıyoruz ve bu da konuta erişimi zorlaştırıyor.

Faiz yükünü vatandaş çekmesin

* Siz yaptığınız projelerde konuta erişimi kolaylaştırıyor musunuz?
Biz şirket olarak Mecidiyeköy, Levent, Fikirtepe, Göztepe, Tuzla, Kartal ve Topkapı’da 7 şantiyede kentsel dönüşüm projeleriyle 3 bin konut inşa ediyoruz. Kurtuluş, Sarıyer ve Kartal’da da yeni projeler yapacağız. Dikkat ettiyseniz inşa ettiğimiz lokasyonlar hep merkezi noktalarda. Ama konut satmakta zorlanmıyoruz çok şükür. Ben şirket olarak bu güne kadar hiç bankalardan kredi kullanarak proje yapmadım. Vatandaşı da bankalara mahkum etmenin anlamı yok. Daha geçen gün pasaport almaya gittim ve görevliye ev satıp çıktım. Kaç lira toplu verebilirsin diye sorduğumda 100 bin lira dedi. Aylık ne ödersin dedim en fazla 3 bin lira cevabını da alınca tamam sana evi satttım ver elini dedim. Aylık 2 bin 500 lira ödeyebilirim dese de el sıkışırdım. Çünkü ben her durumda kazanıyorum.

 

* Söyleşinin başlarında herkes mutsuz dediniz. İsterseniz bitirişi de size göre mutluluğun formülüyle yapalım

Milyon doları olan birçok insan var mutsuz. İntiharlara bakıldığında da genelde intihar eden kişilerin daha çok zengin iş adamlarından olduğu gözleniyor. Fakir adam intihar etmez. Oysa mutluluğun formülü çok basit. Birinin hayatına dokunabilmek kazancını paylaşmak. Ev satarken kazanıyorum. Benden ev alanın da kazanmasını sağlarsam, onu ev sahibi yapıp mutlu edebilirsem bunun geri dönüşü parayla ölçülmez.

Çinlilerde para bizde ev var

 

* Yabancı yatırımcılarla ilgili çalışmalarınız var mı?

Yabancıya konut satarken yerli yatırımcıyı da düşünmek zorundayız. Kimse kapının önünde 20-30 adet ayakkabı görmek istemiyor. Bu nedenle yabancıya konut satışında proje içinden konut satmak yerine yabancıya özel proje yapmanın bazı durumlarda daha uygun olacağını düşünüyorum. Şirket olarak Almanya, Belçika, Çin ve Rusya’da satış pazarlama faaliyetlerine ağırlık verdik. Buralarda şubeleşiyoruz. Çinliler parayı harcayacak yer arıyor. Biz de güzel projeler üretiyoruz. Yeni pazarlara açılmak zorundayız.

Sanayi bölgeleri dönüşmeli


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na öneride bulunduklarını belirten Ceylan, sanayi bölgelerinin de kentsel dönüşüme tabi tutulmasını istediklerini söyledi. Ceylan; “Şehrin içinde kalmış ama çok harap olan birçok bölgede sanayi sitesi var. Mesela Levent’te oto sanayi sitesi gibi. Buraların acilen dönüşmesi ve modern hale kavuşması lazım” dedi.