Konut satışları yurtiçi üretim ve talebi destekliyor!

Konut satışları yurtiçi üretim ve talebi destekliyor! Konut satışları yurtiçi üretim ve talebi destekliyor!

Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Yılın ilk çeyreğinde olduğu gibi yurtiçi talep kaynaklı büyüme söz konusudur. Otomotiv, beyaz eşya üretim satışları ile konut satışları yurtiçi üretim ve talebi destekleyen göstergeler olmuştur" dedi.

Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel konjonktürün dalgalı seyrine rağmen, kamu borç yükünde ve yapısında sağlanan iyileşme ile finansal kesimin ve özel sektörün risklerinin iyi yönetiminin, makroekonomik istikrarı desteklemeye devam ettiğini, Türkiye ekonomisinin büyüme eğilimini sürdürdüğünü bildirdi. 


Yılmaz, yaptığı açıklamada, bu yılın ikinci çeyreğine ilişkin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) rakamlarını değerlendirdi. 


GSYH'nin ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 3,8 ile beklentilerin üzerinde artış gösterdiğine dikkati çeken Yılmaz, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış büyüme hızında ise bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,3 artış gerçekleştiğinin altını çizdi.


Böylece Türkiye ekonomisinin 2009 yılı son çeyreğinden itibaren sürdürdüğü kesintisiz büyüme sürecine, 2015 yılı ikinci çeyreğinde de devam ettiğini belirten Yılmaz, "Dünya ekonomilerinde ABD, Çin, Hindistan hariç sınırlı büyüme hızları söz konusudur. Avro alanında birçok ülkede büyüme hızları ikinci çeyrek için bu seviyenin oldukça gerisindedir" ifadesini kullandı.


Yılmaz, inşaat dahil sanayi sektörünün katma değerinin söz konusu dönemde, olumsuz dış ekonomik koşullara rağmen yüzde 4,1 seviyesinde artış gösterdiğine işaret ederek, hizmetler sektörü katma değerinin ise ikinci çeyrekte yüzde 2,2 büyüdüğünü hatırlattı. 


Diğer yandan, tarım sektörü katma değerinde, baz etkisi ve olumlu hava koşulları sebebiyle bu sene ikinci çeyrekte, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,7 artış gerçekleştiğine dikkati çeken Yılmaz, şöyle devam etti:


"Yılın ilk çeyreğinde olduğu gibi yurtiçi talep kaynaklı büyüme söz konusudur. Otomotiv, beyaz eşya üretim satışları ile konut satışları yurtiçi üretim ve talebi destekleyen göstergeler olmuştur. 2015 yılı ikinci çeyreğinde toplam yurtiçi talep büyümeye 4,8 yüzde puan katkı yaparken, net dış talepteki daralma büyümeyi sınırlandırmıştır. Bu dönemde çevre ülkelerimizde yaşanan jeopolitik gelişmeler ve olumsuz ekonomik koşullar sonucunda, net dış talep büyümeye negatif 1,1 yüzde puan katkı yapmıştır. Finansal piyasalarda yaşanan dalgalanmalara rağmen, yılın ikinci çeyreğinde de büyüme özel sektör talebinin öncülüğünde gerçekleşmiştir. 2015 yılı ikinci çeyreğinde toplam kamu talebinin büyümeye katkısı 0,8 puan olurken, özel tüketim ve özel yatırım harcamalarının büyümeye katkısı ise 5,9 puan olmuştur. Özel sektör makine ve teçhizat yatırımları, 2014 yılı genelinde sergilediği negatif seyrin ardından, 2015 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 15,5 seviyesinde güçlü bir artış göstererek büyümeye pozitif katkı sağlamıştır. Yatırımlarda gözlemlenen bu olumlu gelişme gelecekte oluşacak üretim ve ihracat kapasitesi bakımından da önem taşımakta, büyümenin kalitesini artırmaktadır."


"Ekonominin gösterdiği büyüme performansı iş gücüne de olumlu yansıdı"


Yılmaz, 2009 sonundan itibaren Türkiye ekonomisinin gösterdiği büyüme performansının iş gücü göstergelerine de olumlu yansıdığını ifade ederek, 2009 yılı Nisan ayından itibaren yaratılan ilave istihdamın 6 milyon 512 bin kişiye ulaştığını belirtti.


Son dönemde finansal piyasalarda yaşanan dalgalanmalara rağmen, Türkiye ekonomisinin beklentilerin üzerinde büyümeye ve istihdam yaratmaya devam ettiğinin altını çizen Yılmaz, şunları kaydetti:


"2015 yılı ikinci çeyreğinde ise geçen yılın aynı dönemine göre 534 bin kişiye ilave istihdam sağlanmıştır. Yaratılan istihdama rağmen, artan iş gücüne katılım oranı sonucunda, 2015 yılı ikinci çeyreğinde işsizlik oranında geçen yılın aynı dönemine göre artış görülmüştür. Küresel konjonktürün dalgalı seyrine rağmen, kamu borç yükünde ve yapısında sağlanmış olan iyileşme ile finansal kesimin ve özel sektörün risklerinin iyi yönetimi, makroekonomik istikrarı desteklemeye devam etmiş ve Türkiye ekonomisi büyüme eğilimini sürdürmüştür."


AA