Medicana Grubu inşaat sektöründe!

Medicana Grubu inşaat sektöründe! Medicana Grubu inşaat sektöründe!

Medicana Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Bozkurt, sağlığın yanı sıra şimdi de eğitim sektörüne girdi. Bu yıl iki okulla sektöre adım atan Bozkurt’un hedefi 50 okul ve bir üniversite açmak..

Hafta sonu gezilecek 10 proje 3 site!

Para Dergisi'nden İdriz Çokal Medicana Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Bozkurt ile bir röportaj gerçekleştirdi. İşte, o röportaj.. 

MEDİCANA Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Bozkurt’un çok ilginç bir hikayesi var. Sıfırdan zirveye çıkan bir başarı öyküsü. Bugün, 1 milyar TL’lik ciroya sahip olan Medicana Sağlık Grubu’nun kaptan köşkünde. Sağlık yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Yurtiçinde büyümesini sürdürürken yurtdışında da hastane yatırımlarına başladı. İlk yurtdışı hastanesini de Hırvatistan’da açacak. Bugünlerde kendisi bambaşka bir heyecan yaşıyor. Yıllardır sağlık sektöründe yatırım yaptıktan sonra eğitim sektörüne de giriş yaptı. MBA (Medicana Bilimler Akademisi) adıyla ilköğretim okulları açacak. Bu öğretim yılında biri Ankara’da diğeri İstanbul’da iki okulla başlıyor. Dr. Hüseyin Bozkurt ile Medicana Sağlık Grubu’nun İstanbul Beylikdüzü’ndeki merkezinde buluştuk...

1-) Medicana Sağlık Grubu'nun marka bilinirliği yüksek. Peki, bu markanın kurucusu Dr. Hüseyin Bozkurt kimdir?

İstanbul doğumluyum, Sultanahmet’te dünyaya geldim. Liseyi Pertevniyal Lisesi’nde okuduktan sonra çok kısa bir mimarlık okudum. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ne girdim. Ailemde doktorlar vardı. Benim de doktor olmamı istediler. Bildiğiniz gibi tıp eğitimi uzun ve meşakkatli bir eğitim. Hem hekim olup hem de daha çabuk iş hayatına atılmak için diş hekimliğini seçtim. O gün bu gündür çalışıyorum. Sirkeci’de kendi köfteci dükkanımız vardı. Orada okuduk, büyüdük. Orası bizim için bir üniversiteden daha fazla şey öğretmiştir. Babamız bize hocalık yaptı. Mezun olunca kendi ağız diş sağlığı merkezimi yine Sirkeci’de açtım. Sonrasında bir hastanenin kurucu ortaklan arasında yer aldım. Böylelikle hastaneciliğe başladım.

2-) Kurucuları arasında yer aldığınız o hastane hangisi?

Bahçelievler Medicana hastanemizin olduğu hastaneydi. Orası klinikken gece nöbet tutardım. O bina yıkılıp hastane olunca - önceki hastaneler doktorların küçük birikimleriyle yapılıyordu - başında bir tane organize eden arkadaşımız vardı. Sonra yönetimde problemler çıkmaya başladı. Çünkü herkes bütün mal varlığını, elinde avucunda ne varsa getirip sermaye olarak koymuştu. Serzenişte bulununca “biz organize edelim” dedik. Ama maalesef o hastane kapandı. Daha sonra orayı biz aldık. Hala orada çalışan çoğu kişi benim arkadaşımdır. Benim de odam oradadır.

3-) Zincirin ilk halkası orası mı oldu?

Kıvılcım oradan başladı. “Hayat” adı altında hastaneler açtık. Bundan 10 küsur sene evvel de uluslararası iş hedeflerimize uymak için yeni bir isimle yola devam edelim istedik. Medicana markası da böylece doğdu. Medicana, tıpla ilgili her şey anlamına geliyor. Latince bir kelime.

Kendi başıma açtığım klinikten başlarsak bu işe gireli 30 yıl oldu. İlk hastaneyi 1992 yılında açtık. Bugün başta İstanbul olmak üzere Ankara, Samsun, Konya, Sivas ve Bursa’da 13 tane hastanemiz var. Beş tanesinin yatırımı halen devam ediyor. Bunların biri yurtdışında, üçü yine İstanbul’da, bir tanesi de İzmir’de. Sektördeki önde gelen 3-4 oyuncudan bir tanesiyiz. 1 milyar TL civarında ciromuz var. 6 bin çalışanımız var. Yeni yatırımlarımız devreye girdiğinde çalışan sayımız 9-10 bine çıkacak. Ciromuz da iki kat artacak.

İzmir’deki hastane bu şehirdeki ilk yatırımımız olacak. Bizim için İstanbul ve  İzmir  öncelikliydi ancak kısmet olmadı. Zor bir lokasyon. Yeni nasip oldu. Tahmin ediyorum 2019‘un son çeyreğinde İzmir'deki hastanemiz hizmete girer.

4-) Hastanelerin sahibi siz misiniz? Yatırımcı mısınız, işletmeci misiniz?

Sağlık işi biraz farklı. Eskiden doktorların birikimlerini bir araya getirerek hastane açardık. O bölgede yoğun çalışan hekimler elindekini avcundakini ortaya koyardı. Gidip vurtdışmdan alman ikinci el ekipmanlarla açılırdı hastaneler. Bu aletleri alıp, bir apartman ya da iş merkezini bozup, yerine hastane yapardık. Bunlar 40-50 yataklı, o zamanın şartlarına göre iddialı hastanelerdi. Bu işte kazandığımızı hep bu işe yatırdık. Böyle büyüdük. Zamanla bu tür hasteneler çok ciddi işletmeler haline geldi. Şu anda bir hastane projesini çizmek bile en az bir yıl sürüyor. Şu anda yapılmakta olan beş yatırımımızın planlaması 4-5 sene öncesine dayanıyor. O yüzden artık hastaneler doktorların küçük birikimleriyle olacak işler değil. Artık yurtdışında hangi cihaz üretiliyorsa, anında Türkiye’ye geliyor. Ve bunlar çok pahalı cihazlar. Teknoloji çok hızlı gelişiyor. Dolayısıyla çok hızlı tüketiyoruz. Uluslararası sermaye gerekliliği arttı, yabancı ortaklar devreye girmeye başladı.

Şu anda Türkiye’de yabancı ortağı olmayan tek grup biziz. Eski doktor ortaklarla helalleştik, hakları neyse teslim ettik. Yolumuza daha az ortaklı devam ettik. 3-4 kişiyle devam ediyoruz ve organizasyonu ben yapıyorum. Ağırlıklı hisse bizde.

5-) Yurtdışında yatırımlarınız var mı? Hangi ülkelerde olacaksınız?

Yurtdışı yatırımlarımız halen devam ediyor. Hırvatistan, Romanya ve Rusya’da yatırımlarımız var. Be-larus ve Özbekistan gibi başka ülkelerle de görüşüyoruz. Yurtdışında iş yapmak o kadar kolay değil. En kolayı Hırvatistan gibi duruyor. Gelecek yıl Mart ya da Nisan ayında buradaki hastaneyi hizmete açıyoruz. Türkiye’deki hastaneler çevre ülkelerdeki hastanelerden 25 sene daha ileride. Türkiye önemli derecede sağlık turizmi yapıyor. Türkiye’de yapılan hizmetler belli bir yıl sonra o ülkelerde de yapılmaya başlanacak. Hatırlayın, yıllar önce bir kalp ameliyatı için ABD’deki Houston kentine gidilirdi. Şimdi gidiyorlar mı? Hayır. Siz diğer ülkelerin yapamadıklarım yapıyorsanız, hasta buraya gelir. Daha iyi teknik altyapınız, hizmetiniz, büyük ameliyat olanaklarınız varsa ve iyi sonuçlar elde ediyorsanız, turizmin baş- y ka bacaklarında da hizmet verebiliyorsanız, fark yaratabiliyorsanız hastalar gelmeye devam eder. Yıllardır bize katarakt, saç ekimi türü işlerle ilgili “Markanızı buraya getirin” teklifleri geliyordu. Biz marka vermek yerine operasyonu kendimiz gerçekleştirmek istedik.

Bizimki bir market gibi değil veya bir otel değil. Sağlıkta standart çok önemli. Yaptığınız en ufak hata büyük şeylere mal olur. O yüzden çok dikkat etmemiz gerekir. Hem hukuki hem de vicdani sorumluluğu var bu işin. Bizzat iş başında olarak günahıyla sevabıyla operasyonu biz götürmek istiyoruz. Hırvatistan’daki yatırımımızda yerel bir ortağımız da var.

6-) Son dönemlerde hastanelerde VlP hizmet diye bir şey oluştu. Medicana'da VlP hizmet var mı?

Günümüzde hastanelerde otelcilik ön plana çıkmaya başladı. Sağlık hizmetini, ameliyatınızı yapıyorsunuz ama insanlar bunların yanı sıra otelcilik konforu istiyor. Bazıları “Bana king süit ayır” diyor, bazı işadamları katın bir kısmım istiyor, “Çok kalırsam yönetim kurulu toplantımızı burada yapacağım” diyor. “Yemeğim ayrı çıksın” diyen de var aşçısını getiren de. Hastayla beraber hastanın refakatçisini de mutlu etmemiz gerekiyor. Otelcilik de hastaneciliğin ana bölümlerinden bir tanesi. Yıllar sonra önemli bir ameliyatla hayatı kurtulmuş bir hastaya hastaneyle ilgili ne hatırladığını soruyorsunuz. “Çorba soğuktu” diyor. Bunlar ön plana çıktı artık.

7-) Medicana'nın halka arzı gündemde mi?

Her an her şey olabilir. Sonuçta biz en çok insan çalıştıran ilk 50 şirketten biriyiz. 750 doktor, 2 bin küsur hemşire. Burada ekonomiye ciddi katkıda bulunduğumuzu düşünüyoruz. 3-4 yıl içinde ciromuzu iki katma çıkarmayı hedefliyoruz. Yurtdışında da hizmet vereceğiz. Bize kaldıraç etkisi-yapacak yabancı bir yatırımcı gelir, 10 senede yapacağımız işleri üç senede yapacak şekilde fayda sağlar, dünya ile rekabet edebilecek bir Medicana ortaya çıkarsa buna varız. Ya da talep gelir, halka arzı düşünebiliriz. Biz her zaman hazırız. Arada yabancı ortaklık teklifleri geliyor. Belki de Türkiye’de ilk ortaklık teklif edilen hastane grubu bizizdir. Bu ara teklifler sıklaştı çünkü krizi fırsata çevirmeye çalışanlar var.

8-) Şimdi de eğitim sektörüne girdiniz. Eğitimde gelecek planlarınız nedir?

Halen kayıtlar gayet iyi gidiyor. Bu yıl iki okul açma hedefimiz vardı. Biri Ankara’da, diğeri İstanbul Beylikdüzü’nde. Hedefimiz ileride okul sayılarımızı 40-50’lere çıkarmak. Yurtdışmda hastane açacağımız yerlerde de olmak istiyoruz. İsmimiz MBA, Medicana Bilimler Akademisi Okulları. Çocuğun anaokulundan başlayarak liseye kadar hizmet alacağı, her şeyin en ince detayına kadar düşünüldüğü bir kurum. Ben gerek sağlığı gerekse eğitimi çok yüce buluyorum. Birinde hayat kurtarıyorsunuz, birinde çocuğu ailesine ve ülkesine kazandırıyorsunuz. MBA, genel bir okul, sağlık lisesi değil. Bu benim 25-30 yıllık hayalim. Burada birinci amacım ticari beklenti değil. İnsanlığa memlekete hizmet edecek, fayda sağlayacak insanlar yetiştirmek. Seneye 4-5 tane yeni ilave okul olur. Nihai hedef 40-50. Bu hemen olacak iş değil. O sayıya ulaştın ama içinde yeterli kadron yoksa, eğitim kötüyse... Bunu hiçbir zaman düşünmek istemem.

9-) Peki, arkasından bir üniversite hayaliniz var mı?

Tabii, o da bir başka sevdamız. Bir Medicana Vakfımız var, şartlar uygun olursa üniversiteyi de düşünüyoruz. Sağlıkla ilgili bir üniversite hayalimiz var. Ciddi açık var sağlıkta, doktorlukta ve hemşirelikte. Bu durum, tahmin ediyorum 10 sene daha devam edecek. Avrupa’da tıp eğitimi azalmaya başladı. Dünyada doktora olan ihtiyaç artıyor. Çünkü insan ömrü uzamaya başladı. Gelecek nesiller 100 yaşını görecek. O yüzden ihtiyaç daha da artacak.

10-) İnşaat son yılların en popüler işi. Siz inşaatta var mısınız?

Medicana lojistik ve inşaat şirketlerimiz var. Birçok hastanemizin inşaatını kendimiz yapıyoruz. Ya da projeleri kendimiz çiziyoruz. Kendi içimizde bir mimar, mühendis kadromuz var. inşaat sektöründe en zor şeylerden biridir hastane inşaatı. Hastaneyi yapabiliyorsak hepsini yaparız bence. Şu an konut vs. yapmayı düşünmüyoruz ama inşaat benim sevdiğim sektörlerden bir tanesidir. ileride neden olmasın...