Mustafa Balcı: Antalya'nın yapı stoku endişe verici!

Mustafa Balcı: Antalya'nın yapı stoku endişe verici!

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şube Başkanı Mustafa Balcı, Antalya'nın deprem master planını da kapsayan nazım imar planı yapılmadığı sürece Antalya'nın depreme hazır olduğunu söylemenin yanlış olacağını kaydetti.


Türkiye nüfusunun yüzde 95'ten fazlasının deprem tehlikesi altındaki yerlerde yaşadığını belirten İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şube Başkanı Mustafa Balcı, Antalya'nın deprem master planını da kapsayan nazım imar planı yapılmadığı sürece Antalya'nın depreme hazır olduğunu söylemenin yanlış olacağını kaydetti. 


TMMOB İMO Şube yönetimi, Deprem Haftası nedeniyle basın toplantısı düzenlendi. Şube Başkanı Mustafa Balcı ve yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla yapılan toplantıda, topraklarımızın neredeyse tamamına yakın bir bölümünün deprem tehlikesi altında, nüfusumuzun da yüzde 95'ten fazlasının, büyük sanayi kuruluşlarımızın yüzde 75'inin deprem tehlikesi olan yerlerde yaşadığı açıklandı. 


İMO Şube Başkanı Mustafa Balcı, özel olarak deprem zararlarını azaltmak, genel olarak da diğer doğa olaylarının ortaya çıkaracağı zararlardan çok fazla etkilenmemek için bilinen mühendislik yöntemlerini kullanmanın son derece önemli, fakat yeterli olmadığını söyledi. 

Balcı, doğal olayların afete dönüşmemesi için konunun, teknik ve mühendislik boyutuyla birlikte sosyal, toplumsal, çevresel ve ekonomik boyutlarının da dikkate alınması gerektiğini kaydetti. 


MEVCUT YAPI STOKU ENDİŞE VERİCİ 

Yapı üretim sürecinin endişelerini giderecek şekilde sağlıklı işlemediğinin farkında olduklarını belirten Balcı, "Lakin endişemiz bu kadarla sınırlı değildir. En azından meslek odalarının, üniversitelerin, bilim çevrelerinin, sivil inisiyatiflerin kamu yönetimi tarafından oluşturulacak ortak bir zeminde bir araya gelerek başlatacağı sürecin, siyasi iradenin yanlış tutumu nedeniyle sekteye uğratıldığını görmek endişelerimizi artırıyor. Mevcut yapı stoku inşaat mühendislerini endişelendiriyor" dedi. 


TOKİ KONUTLARI DA ENDİŞELENDİRİYOR 

TOKİ tarafından üretilen büyük yapı stoku tarafından üretilen büyük konut projelerinin yapı denetim sisteminden muaf tutulmasının da endişelendirdiğini ifade eden Balcı, deprem toplanma alanlarının imara açılması, yerel yönetimlerin rant odaklı projeler geliştirmesi, deprem tehlikesinin görmezden gelinmesi ve toplumsal duyarlılığın törpülenmesinin de endişeleri pekiştirdiğini dile getirdi. 


YETKİLİLERE DEPREM SORUSU 

Son zamanların gündemdeki tabiriyle akıllarına 'çılgın' sorular geldiğini belirten Mustafa Balcı, "Antalya gerçekten depreme hazır mı? Afet yönetimiyle ilgili bir çalışma var mı? Afet sonrası çadır ve toplanma yerleri olarak belirlenen yerler var mı? Mevcut yapı stoklarının deprem riski nedir? Antalya'da deprem riskinin azaltılması gerekçesine dayalı olarak yürütülen kentsel dönüşüm ve yenileme uygulamaları kimlere ve neye hizmet edecektir? Yetkilileri bu soruları cevaplamaya çağırıyoruz" dedi. 


DEPREM VE NAZIM İMAR PLANI 

Antalya'nın bir an önce depreme hazırlanmasını istediklerini kaydeden Balcı, deprem master planı, afet toplanma merkezi ve kamuoyuyla yerinin paylaşılması, deprem zararlarının en az yaşanacağı yeni ve bütüncül nazım imar planı taleplerini de anlattı. 


Antalya'nın deprem master planını da kapsayan nazım imar planı yapılmadığı sürece Antalya'nın depreme hazır olduğunu söylemenin yanlış olacağını da kaydeden İMO Başkanı Balcı, İMO olarak bu konularda ellerinden geleni yapacaklarını ama buradaki ana unsurun yerel yönetimler olduğunu söyledi. 


Kaş Aydın Haber Gazetesi



Haber A Gazetesi'nde şu şekilde yer aldı;



TMMOB İMO Şube yönetimi, Deprem Haftası nedeniyle basın toplantısı düzenlendi. 

Şube Başkanı Mustafa Balcı ve yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla yapılan toplantıda, topraklarımızın neredeyse tama mına yakın bir bölümünün deprem tehlikesi altında, nüfusumuzun da yüzde 95'ten fazla sının, büyük sanayi kuruluşlarımızın yüzde 75'inin deprem tehlikesi olan yerlerde yaşadığı açıklandı. 

İMO Şube Başkanı Mustafa Balcı, özel olarak deprem zararlarını azaltmak, genel olarak da diğer doğa olaylarının ortaya çıkaracağı zararlardan çok fazla etkilenmemek için bilinen mühendislik yöntemlerini kullanmanın son derece önemli, fakat yeterli olmadığını söyledi. 

Balcı, doğal olayların afete dönüşmemesi için konunun, teknik ve mühendislik boyutuyla birlikte sosyal, toplumsal, çevresel ve ekonomik boyutlarının da dikkate alınması gerektiğini kaydetti. 


MEVCUT YAPI STOKU ENDİŞE VERİCİ

Yapı üretim sürecinin endideğildir. En azından meslek odalarının, üniversi telerin, bilim çevrelerinin, sivil inisiyatiflerin kamu yönetimi tarafından oluşturulacak ortak bir zeminde bir araya gelerek başlatacağı sürecin, siyasi iradenin yanlış tutumu nedeniyle sekteye uğratıldığını görmek endişelerimizi artırıyor. Mevcut yapı stoku inşaat mühendislerini endişelendiriyor" dedi.

 

TOKİ KONUTLARI DA ENDİŞELENDİRİYOR

TOKİ tarafından üretilen büyük yapı stoku tarafından üretilen büyük konut projelerinin yapı denetim sisteminden muaf tutulmasının da endişelendirdiğini ifade eden Balcı, deprem toplanma alanlarının imara açılması, yerel yönetimlerin rant odaklı projeler geliştirmesi, deprem tehlikesinin görmezden getirilmesi ve toplumsal duyarlılığın törpülenmesinin de endişeleri pekiştirdiğini dile getirdi


YETKİLİLERE DEPREM SORUSU

Son zamanların gündemdeki tabiriyle akıllarına 'çılgın' sorular geldiğini belirten Mustafa Balcı, "Antalya gerçekten depreme hazır mı? Afet yönetimiyle ilgili bir çalışma var mı? 

Afet sonrası çadır ve toplanma yerleri olarak belirlenen yerler var mı? Mevcut yapı stoklarının deprem riski nedir? Antalya'da deprem riskinin azaltılması gerekçesine dayalı olarak yürütülen kentsel dönüşüm ve yenileme uygulamaları kimlere ve neye hizmet edecektir? Yetkilileri bu soruları cevaplamaya çağırıyoruz" dedi. 


A Gazetesi


Haber Dünya gazetesinde şu şekilde yer aldı;


İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şube Başkanı Mustafa Balcı, Türkiye'de toprakların tamamına yakının 'deprem tehlikesi' altında kaldığına dikkat çekti. Balcı, "Nüfusumuzun yüzde 95'ten fazlası deprem tehlikesi olan yerlerde yaşamaktadır. Ayrıca büyük sanayi kuruluşlarımızın yüzde 75'i deprem tehlikesi altında bulunmaktadır. Doğal olayların afete dönüşmemesi için konunun, teknik ve mühendislik boyutuyla birlikte sosyal, toplumsal, çevresel ve ekonomik boyutlarının da dikkate alınması gerekmektedir" dedi. İnşaat mühendisleri olarak yaşanan gelişmelerden endişeli olduklarım vurgulayan Balcı şunları söyledi: 'Tapı üretim sürecinin endişelerimizi giderecek şekilde sağlıklı işlemediğinin farkındayız. Lakin endişemiz bu kadarla sınırlı değil. Mevcut yapı stoku biz inşaat mühendislerini endişelendiriyor.  TOKİ  tarafından üretilen büyük konut projelerinin yapı denetim sisteminden muaf tutulması endişelendiriyor. Deprem toplanma alanlarının imara açılması, yerel yönetimlerin rant odaklı projeler geliştirmesi ve deprem tehlikesinin görmezden gelinmesi endişelerimizi pekiştiriyor." Ülkeyi, kentleri, yapılan depreme karşı hazırlamanın iki temel yolu bulunduğunu ifade eden Balcı, "İlki mevcut yapı stokunun iyileştirilmesi, güçlendirilmesidir. İkincisi ise yapı üretim sürecinin denetlenmesidir. İlki, mevcut olumsuzluğu azaltmayı amaçlamaktadır. İkincisi ise geleceği kazanmakla ilgili" dedi. 
'Aklımıza çılgın sorular geliyor' Mühendis olarak akıllarına 'çılgın' sorular geldiğini ve Antalya'nın depreme hazırlanmasını isteyen Balcı, "Antalya'da deprem riskinin azaltılması gerekçesine dayalı olarak yürütülen kentsel dönüşüm ve yenileme uygulamaları, kimlere ve neye hizmet edecektir. Bu sorulara verilecek cevapların önemi için de uyarıyoruz. Bir an önce Antalya'mızın depreme hazırlanmasını istiyoruz! Bir an önce bir deprem master planına sahip olmak istiyoruz. Bir an önce Afet Toplanma Merkezimizin belirlenmesini istiyoruz" diye konuştu. 


Dünya