ABD’nin inşaat finansmanı: Bireysel gayrimenkul yatırımcıları!

ABD’nin inşaat finansmanı: Bireysel gayrimenkul yatırımcıları! ABD’nin inşaat finansmanı: Bireysel gayrimenkul yatırımcıları!

Amerika Birleşik Devletleri, inşaat sektörünün ihtiyacı olan sermayeyi sağlamak için uygun bir çözüm üretti, yabancı bireysel yatırım için bir paket geliştirdi. EB-5 projesi hükümet inşaat sektörünü kalkındırmak ve yabancı sermaye elde ettirmek için hayata geçirildi.

Dünyanın en çok talep gören oturma izni ve vize başvurusu alan ülkesi ABD, artık parası olan herkese vatandaşlık “Green Card” (yeşil kart) için yeşil ışık yakıyor. EB-5 adı verilen projenin temel amacı Amerikan inşaat firmalarına uygun finansmanı getirmek ve ülkeye ihtiyacı olan bölgelerde istihdam sağlamak. Projeye yatırım yapanlar arasından herkese, şartları uygun olduğu müddetçe Green Card veriliyor. Güvenilir bir inşaat şirketi ve hukuki aracı şirketle çalışanızın çok önemli olduğu EB-5 projelerinden geçtiğimiz gün tanıtımı başlayan Eylül sonunda Türkiye’de de lansmanı yapılacak Thompson Hotel San Antonio projesi, daha önce başvuru yapanların %100 Green Card elde ettiği inşaat firması Thompson grubuna ait.

Merkez ofisi Türkiye’de olan, Türkiye’de ticari ve bireysel yurtdışı gayrimenkul yatırım danışmanlığı şirketi Vesta Global’in kurucu ortaklarından Teuta Narazan, içinde ABD olan ve tüm dünya ülkeri hakkındaki yatırımları hakkında geçtiğimiz gün toplantı düzenledi. Özellikle de gündeme ABD’nin uyguladığı akıllı formüle getirdi ve “ABD, son yıllarda yaşadığı krize kendine göre akıllı ve kapitalist bir formül üreterek inşaat firmalarının lehine yabancıların dövizlerini çekecek bir uygun kredi formülü üretti. Avrupa Birliği ülkelerindeki bireyi düşünen ve ikinci el emlak satışlarını artıran sosyalist düşünceli Golden Visa’nın (Altın Vize) bir başka formatı olan bu sistem, Avrupa Birliği’ndeki gibi direkt halkı düşünen bir sistem olmasa da bir sektöre finansman gücü getirdiği kadar, istihdamı artırmayı amaçladığı ve sağladığı için ekonomiye geniş çaplı değer katıyor. ABD, yabancı bireylerin dövizleriyle ülkede önemli bir sektörü yeniden canlandırıyorsa, Türkiye de benzer bir formülü inşaat şirketleri ve finansal destek arayan emlak sahiplerine ikinci el emlak satışlarında sağlanacak bir düzenleme ile yapabilir.

Güney Kıbrıs ve Portekiz’de bu programlarla 4 milyar Euro ülkeye döviz girdiğine dair elimize veriler geliyor. Türkiye’nin de cazip kılınabilir tarafları var, ülkede barış olduğunda yabancılar emeklilik ve tatil için ülkeyi özellikle güney bölgelerimizi çok seviyor. İnşaat fiyatları şimdi düştüğünde, doğru bir formülle ülkeye yabancı yatırım gelecektir. Ayrıca ABD ve Golden Visa yıllık kotaları bittiğinde Çin gibi devlet ülkelerinin vatandaşlık kazanıp, tekrar bu sefer yeni ülkelerinden başvurmaları için de bir dolayları köprü ülke görme açısından da devlet güvencesini arkasına alırsa, ülkemiz daha da cazip hale gelir.” dedi. Teuta Narazan, konuşmasında “Uluslararası ev ve gayrimenkul yatırımı, ülkeden kaçış için değildir. Uluslararası ticaret yapanlar gibi fırsatları uluslararası boyutta değerlendirmektir. Avrupa’da danışanlarımıza aldığımız evleri yenileyip yeniden satmaya hazırlanıyor, bazen kiraya veriyoruz. Yunanistan, Portekiz her yıl %10’un üzerinde değer kazanıyor o döviz bazlı çok olumlu yatırımlar sağlıyoruz. ABD’nin sunduğu EB-5 projesini daha çok yurtdışında çocukları eğitim gören ve orada staj ve çalışma fırsatı yakalayıp sonra ülkeye dönmek isteyen aileler değerlendiriyor. Değerlenen gayrimenkullerin satışından, kira gelirinden gelen paralar hep ülkemiz bankalarına giriş yapıyor.” diyerek yurtdışı ev ve gayrimenkul yatırımlarının yurtdışı ihracat ve ithalat yapanlardan farkı olmadığının da altını çiziyor.

Türkiye yabancı bireysel yatırım için yeni formül üretmeli

Uluslarası gayrimenkul yatırım danışmanlığı portföyünde Türklere yurtdışı satmak olduğu gibi yabancılara da Türkiye’den mülk satmak olan Vesta Global; Türkiye’deki mevcut vatandaşlık programlarının henüz diğer AB ve ABD gibi bir çekiciliğinin olmadığını aksine 1 milyon dolar olduğu ve kabul edilmese de ülkede bu konuda fiyat ve kuralların mutlaka devlet teşviki ile beraber ikinci emlak9 konutlarını düşünen ve ABD mantığındaki gibi inşaat firmalarını tetikleyecek, istihdamı artıracak bir formül olması gerektiğini düşünüyor.