Adapazarı'na dönüşümde öncelik!

Adapazarı'na dönüşümde öncelik! Adapazarı'na dönüşümde öncelik!

Dünya Gazetesi köşe yazarı olan Hasan Coşkun, bugünkü yazısında birinci deprem bölgesinde yer alan Sakarya'da kentsel dönüşümü anlattı. İşte o haber...

Son 70 yılda ismi depremlerle anılan bir yerleşim yeri oldu Adapazarı. 1943, 1957, 1967 ve 17 Ağustos 1999 tarihlerindeki depremlerde binlerce insan enkaz altında kalarak can verdi, bir o kadar insan da sakat kaldı. Adapazarı, 1943 yılından bu yana da 14, 10 ve 32 yıl aralıklarla can ve mal kaybına sebep olan şiddetli depremler yaşadı.


Her deprem sonu gündeme gelen daha sağlam zeminde daha güvenli ve depreme dayanıklı yapıların inşa edilmesi önerisi ancak 17 Ağustos 1999 depreminden sonra kısmen hayata geçirilebildi ve şehrin kuzeyine yeni yerleşim alanları inşa edildi.


Bugün bu alanlarda 50 binden fazla insan yaşıyor. Ancak zemin sıvılaşmasının çok yoğun olduğu ve deprem güvenliği açısından yapılaşmaya uygun olmayan düz bir ova üzerinde kurulu bulunan Adapazarı, Serpan, Arifiye ve Erenler ilçelerindeki yapılaşma ise bugüne kadar görülmemiş bir hızda devam ediyor. Diğer taraftan 1999 depreminde hasar görmesine rağmen hala içinde oturulan binlerce konut ve işyeri var bu ilçelerde.


Sadece okullarda yapılan tatbikat yeterli değil. Deprem olduğunda öğrencilerimize sıraların altına saklanmayı öğretmek hayatta kalmaları için yeterli olmayacak.


Deprem, sadece çocukları değil herkesi ilgilendiriyor. 17 Ağustos 1999 depreminden bu yana geçen 18 yıllık sürede bu şehirde deprem ile ilgili nelerin yapıldığına, ne gibi tedbirlerin alındığına bir bakmak lazım. Bir taraftan hızla gelişirken diğer taraftan da çok daha hızlı bir şekilde depreme doğru yaklaşıyoruz. Nerede buluşacağımız ve ne şiddette bir depremle karşılaşacağımız da belli değil. Bilemiyoruz.


Geçmişte yaşadığımız depremler var. Enkaz altınca binlerce insanımız can verdi. Bu acıyı unutmak mümkün değil. Ama deprem sonrası yaşanan kaos ve çaresizlikler önemli bir tecrübe oldu bizim için. 1999 depreminden sonra dünyaya gelen yeni kuşakların yaşı 18'e geldi. Bu kuşak deprem nedir bilmiyor ve bu acıyı yaşamadı.


Ancak, bu kuşakların deprem sonrası acılar yaşamamaları için gerekli tedbirleri almak ve depreme karşı güvenli bir hayat sunmak da bizim elimizde. Sadece Sakarya’da değil dünyanın her yerinde deprem riski var ve oluyor. Olmaya da devam edecek.


Bu nedenle bir kez daha hatırlatmakta fayda var. Sakarya birinci derecede deprem kuşağı üzerinde yer alan bir yerleşim yeri ve kentsel dönüşümün her alanda öncelikli uygulanması gereken bir şehir. Bu sürecin birinci derecede muhatabı da yerel yönetimler.




Hasan COŞKUN/Dünya